Sevgili seyretmeliyim izleyicileri yarın oynanacak olan Estonya v Türkiye milli maçı yine bu adreste sizlerle olacak. İzlemek için yapmanız gereken tek şey maç saatinde http://www.seyretmeliyim.com/ adresine girerek milli maç izleme odasında ki yerinizi almanız olacaktır. İyi seyirler......

Milli Maç  

Posted by bp in , ,


Sevgili seyretmeliyim izleyicileri yarın oynanacak olan Estonya v Türkiye milli maçı yine bu adreste sizlerle olacak. İzlemek için yapmanız gereken tek şey maç saatinde http://www.seyretmeliyim.com/ adresine girerek milli maç izleme odasında ki yerinizi almanız olacaktır. İyi seyirler......


(A) Milli Futbol Takımı, 2010 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri 5. Grup'ta 15 Ekim Çarşamba deplasmanda Estonya ile yapacağı maçın hazırlıklarına başladı. Grupta dün akşam Bosna Hersek ile yaptığı mücadeleyi 2-1 kazanan milliler, konakladıkları Swissotel'in spor merkezinde dinlenmeye yönelik çalışmalar yaptı. Bu arada, Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim'in (A) Milli Takım'dan 4 futbolcuyu, 2009 Avrupa Şampiyonası elemeleri play-off mücadelesi yapan ümit milli takıma gönderdiği bildirildi.
Yaşları ümit milli kategorisine uygun olan Aydın, Caner, Ceyhun ve Serdar Kurtuluş'un yarın Minsk'e giderek, Belarus maçı öncesi Ümit Milli Takım'a katılacakları ifade edildi. (A) Milli Takım kadrosu, sakatlanan Batuhan'ın kadrodan çıkarılması ve Ümit Milli Takım'a gidenlerden sonra 19 kişiye düştü. (A) Milli Futbol Takımı, yarın sabah basına kapalı gerçekleştireceği antrenmanın ardından, saat 16.00'da Atatürk Havalimanı'ndan kalkacak özel bir uçakla Estonya'nın başkenti Tallinn'e gidecek.


Fatih Terim, hafta içinde Kazım'ı kast ederek 'Yeni Cafu geliyor demişti' Anacak Terim'in hiç beklemediği biri ön plana çıktı.



Terim, hafta içinde Kazım'ı kast ederek "Yeni Cafu geliyor" demişti. Attırdığı iki golle Milli Takım'a 3 puanı getiren ve mükemmel futboluyla Brezilyalı yıldızı hatırlatan ise Sabri oldu ..


Milli Takımımız'ın Bosna Hersek'i 2-1 mağlup ettiği karşılaşmanın yıldızı Sabri Sarıoğlu'ydu. G.Saraylı futbolcu, karşılaşma boyunca mükemmel bir futbol ortaya koydu ve galibiyette başrolü oynadı. Ay-yıldızlıların ilk golünde Dzeko'ya çarpan vuruşu yapan Sabri, ikinci golde de ceza alanına hareketlenen Servet'e mükemmel bir orta kesti. Yıldız futbolcu, savunmaya da yardım etti ve rakip ataklara set çekti. Maç boyunca 12 isabetli orta yaparak inanılmaz bir rakama ulaşan genç oyuncu, 6 kez de top çaldı. Rakip kaleye 2 şut çeken Sabri, hem defansta hem ofansta etkili oldu.


CAFU EN İYİ SAĞ BEKLERDEN


Öte yandan akıllara geçtiğimiz hafta içinde Kazım'ı kastederek "Yeni bir Cafu yaratıyoruz" diyen Terim geldi. Tecrübeli teknik adamın sahaya sürdüğü takımda, gelmiş geçmiş en iyi sağ bekler arasında gösterilen Cafu'ya benzer bir isim vardı. Ancak Terim'in iddiasının aksine bu bölgede parlayan isim Kazım değil Sabri oldu.


Fenerbahçe'de Aragones’in tahtı iyiden iyiye sallanmaya başladı. Yönetim içinde şu görüşler ön plana çıktı.



Vatan Gazetesi'nden Feridun Niğdelioğlu'nun haberine göre Bazı yöneticiler Aragones’in yanına bir yardımcı tayin edilmesini, bazıları Dede ile yola devam edilmesini isterken kimileri de İspanyol teknik adamın biletinin bir an önce kesilmesi gerektiğini ifade ediyor. İlginçtir faturayı antrenör Önder Özen ve menajer Volkan Ballı’ya çıkaranlar bile var. Yapılan gizli toplantılarda yönetimin ağır topu olan asbaşkan Ali Koç’un radikal bir tutum sergilediği ve “Bir an önce hocayı göndermemiz gerek. Aragones’i yollamazsak bu kriz hali bitmez. 1.5-2 milyon Euro teklif edelim, (Gönderilirse ödenmesi gereken para 6-7 milyon Euro arası) anlaşmaya çalışalım. Bir an önce yollayalım yoksa bu takım düzelmez” dediği öğrenildi. Huzursuz olan Koç’un yönetimden ayrılmayı bile düşündüğü öne sürüldü.


‘HİÇ UMRUNDA DEĞİL’


Yönetici Mahmut Uslu’nun ise “Bir an önce yabancı bir yardımcı antrenör ve kondisyoner getirelim. Önder Özen ve Volkan Ballı’yı da gönderelim. Özen 6 yıldır başarılı işler yaptı ama bazı şeyleri kabul ettiremiyorsa kalmasının anlamı yok. Ballı da iç huzuru sağlamayamıyor” dediği, ancak başkan Yıldırım’ın “Onlar ne yapsın? Adamlar raporlarını veriyorlar. Hocanın umrunda değil. Kocaeli, Arsenal ve Bursa maçlarını görelim ona göre durum değerlendirmesi yaparız” yorumunda bulunduğu belirtildi.


YERLİ HOCA ÇOK ZOR


Bazı yöneticilerin yerli hocadan (Bülent Uygun, Aykut Kocaman veya Rıdvan Dilmen) yana olduğu, ancak buna genel olarak sıcak bakılmadığı ifade edildi. Uslu’nun yerli antrenör fikrine karşı da “Onları da getirsek bir şey düzelmeyecek. Hiçbir yerli bu baskıyı kaldıramaz” dediği ifade edildi. Herkesin fikrini dinleyen Aziz Yıldırım’ın gergin olduğu ve zorunlu olmadıkça evinden çıkmamaya gayret ettiği öğrenildi.


ARAGONES DEĞİŞTİ


Bu arada, 3 günlük tatilinden rötarlı dönen Aragones dün Samandıra’daki mesaisine hızlı başladı. İspanyol hoca öncelikle takımdaki sakatlıkların nedenlerini öğrenmek için kan testi yaptırdı, ardından tüm futbolcuları tarttırarak yeni bir program uygulattı. Çıkacak sonuçlara göre her futbolcuya özel beslenme programı verilecek. Uyarılarını da ihmal etmeyen Aragones alışılagelmiş sert tutumunu değiştirerek babacan tavırla konuştuğu futbolcularına “3 gün kafanızı dinleme fırsatı buldunuz. Bizden beklenileni verme zamanı geldi. Artık toparlanma ve daha çok çalışma zamanı” diyerek idmanın startını verdi.

Skibbe'nin cevabı yönetimi şok etti  

Posted by bp



Skibbe’yi istifaya zorlamayı planlayan sarı-kırmızılı yöneticiler, Alman hocanın cevabı karşısında adeta şoke oldu.


Galatasaray’da Teknik Direktör Michael Skibbe’yi istifaya zorlama planı suya düştü. Yardımcıları Ümit Davala ve Edwin Boekamp’ı önceki gün sürpriz şekilde görevden alarak Skibbe’yi istifaya zorlamayı planlayan sarı-kırmızılı yöneticiler, Alman hocanın cevabı karşısında adeta şoke oldu. Futbol şubesinden sorumlu idarecilerin gelişmelerle ilgili bilgi verdikleri Skibbe’nin, “Onlardan ben de memnun değildim” dediği öğrenildi. Genç teknik adamın, yönetimin tavrına inat olarak tazminatını kurtarmak için bu yolu izlediği vurgulandı. Sarı-kırmızılılar, bu gelişme üzerine B planını devreye soktu. Yöneticilerin, yeni bir teknik adamla anlaşma sağlandığı anda, istifa etmemekte kararlı olan Michael Skibbe’nin işine son vermeyi düşündükleri ifade edildi. İdarecilerin, birlikte çalışmak istemediği yeni yardımcıları göreve getirerek Skibbe’yi istifaya zorlamanın hesaplarını yaptıkları da kaydedildi. Akcan operasyonu gibiGalatasaray yönetiminin bu operasyonu geçen sezon görev yapan Feldkamp’ın istifa şeklini hatırlattı. Futbol komitesi ve Başkan Adnan Polat geçen sezon, alınan başarısız sonuçlar üzerine Kalli’yi istifaya zorlamak için önce yardımcısı Ahmet Akcan’ın görevine son vermiş, bunu kabul etmeyen Feldkamp da istifa etmişti. Bu arada sarı-kırmızılı futbolcuların, Ümit Davala ve Boekamp’ın konya selçuk üniversitesi konya firma konya chat nkolay görevden alınmasına çok şaşırdıkları ifade edildi. Önceki gün yapılan antrenmanda birlikte çalıştıları ve öğlen sonra geç saatlere kadar sohbet ettikleri Davala ve Boekamp’ın işlerine son verilmesi karşısında şoke olan futbolcuların, Skibbe’ye de gidecek gözüyle bakmaya başladıkları bildirildi.

Mehmet Aurelio'ya çirkin saldırı  

Posted by bp


Fenerbahçe'ye verdiği hizmet nedeniyle herkesin gönlünde taht kuran Aurelio'ya çok ağır hakaret...


Yıllarca F.Bahçe’ye verdiği hizmetle herkesin gönlünde taht kurmuşken, başkan Aziz Yıldırım ve menajer Bayram Tutumlu’nun yaşadığı gerginlik sonrası Betis’e giden milli yıldız, İstanbul’daki bazı varlıklarını satmak için görevlendirdiği kişilerden kötü bir haber aldı. Vatan'ın haberine göre, Audi Q7 marka cipini satmak için yetki verdiği arkadaşları “Üzgünüz ama konya arabanın ön kaputuna ve kapılarına ’Adi, alçak’ gibi kötü sözler yazmışlar. Arabanın durumu facia” dediler. Aurelio ise bu çirkin saldırının kendisini üzdüğünü belirtti.

FIFA'nın sitesinde Milli maç yorumu  

Posted by bp




FIFA, Türkiye'nin 2010 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri'nde Bosna Hersek'i 2-1 yendiği maçı sitesine taşıdı. İşte o yorum.

19. Dünya Kupası Avrupa elemelerinde, 5. Grup'ta mücadele eden (A) Milliler'in, evinde ağırladığı Bosna-Hersek'i 2-1 yenerek, puanını 7'ye yükselttiği maça ilişkin FIFA'nın internet sitesinde yayımlanan haberde, Dzeko'nun 27. dakikada attığı golle, konuk takımın 1-0 öne geçtiği belirtildi. Maçın 51. dakikasında, Sabri'nin kullandığı serbest vuruşta, ceza alanı içinde Dzeko'nun kafasından ağlara giden topun, Türkiye'ye getirdiği beraberliğin anlatıldığı haberde, Mevlüt'ün, 66. dakikadaki golüyle galibiyetin mimarı olduğu ifade edildi. Avrupa Futbol Federasyonları Birliği'nin (UEFA) internet sitesinde yer alan haberde de kırmızı-beyazlı ekipte Semih, Nihat ve Gökhan Ünal'ın bulunmadığına dikkat çekilirken, Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim'in, 17 yaşındaki forvet oyuncusu Batuhan'ı milli takıma ilk kez çağırdığı ifade edildi. Haberde, maça parlak bir başlangıç yapan Türkiye'nin, baskılı bir oyun sergilediği kaydedildi.

Oğuz Çetin Estonya'ya Gitti  

Posted by bp


A Milli Takım'da Bosna Hersek maçı için geri sayım sürerken, Milli Takımlar Teknik Sorumlusu Fatih Terim'in yardımcılarından Oğuz Çetin, bu sabah Estonya'ya uçtu. Çetin, bu akşam Estonya-İspanya maçını A. Le Coq Arena'da izledikten sonra Talinn'de kalacak ve pazartesi günü Estonya'ya gidecek olan Milli Takım kafilesini bekleyecek. Ümit Milli Takım'la birlikte Antalya'da olan Müfit Erkasap ise bugün yeniden A Milli Takım kampına katıldı.
Öte yandan kaleci Tolga Zengin, 25. yaş gününü Milli Takım kampında kutladı. Önceki akşam yemeğinin ardından kendisi için özel olarak yapılan pastayı kesen Tolga, arkadaşları tarafından alkışlarla kutlandı.

A Milli Takım Estonya programı ve kadrosu  

Posted by bp


2010 Dünya Kupası eleme grubu maçında 15 Ekim'de de deplasmanda Estonya ile karşılaşacak A Milli Takım'ın kadrosu ve programı şöyle;
A Milli Takım 13 Ekim'de saat 11.00'de İnönü Stadı'nda basına kapalı bir antrenman daha yapacak.
13 Ekim Pazartesi saat 16.00'da özel bir uçakla Estonya'nın başkenti Tallinn'e hareket edecek olan Milli Takım kafilesi, burada Radisson SAS Hotel'de konaklayacak. Milli Takımlar Sorumlusu Fatih Terim 14 Ekim Salı günü TSİ 18.30'da A. Le Coq Arena'da bir basın toplantısı düzenleyecek ve A Milli takımımız aynı gün saat 19.00'da maçın oynanacağı A. Le Coq Arena'da 15 dakikası basına açık son antrenmanını yapacak.
15 Ekim 2008 Çarşamba günü Estonya'nın Tallinn kentinde oynanacak ve TSİ 21.30'da başlayacak mücadeleyi ise Polonya Futbol Federasyonu'ndan Robert Malek yönetecek. Malek'in yardımcılıklarını Krysztof Myrmus ve Konrad Sapela yapacak. Karşılaşmanın dördüncü hakemi ise Tomasz Mikulski.
Milli Takım'ın antrenman programı şöyle:
13.10.2008 - 11.00 (İnönü Stadı - Basına kapalı)14.10.2008 - 19.00 (A. Le Coq Arena -15. dak Basına açık)

Özgener: "Kazanacağımızdan emindim''  

Posted by bp


Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener, (A) Milli Futbol Takımı'nın Bosna-Hersek karşısında özellikle maçın ikinci yarısında sergilediği futbolla sonuca (2-1) gittiğini ifade etti.
Millilerin yenik duruma düşmesinin kendisinde bir korku yaratmadığını, kazanacaklarına inandığını ifade eden Özgener, ''İkinci yarı baskılı ve iyi oynadık. Teknik kadroya, Fatih Terim'e, yardımcılarına, oyunculara teşekkür ediyorum. Onlara inancımızın doğru olduğunu bir kez daha gösterdiler. Hedef Estonya maçı. Güzel bir gece oldu. Yenik duruma düşünce içimde korku oluşmadı. Zorlu geçeceğini biliyordum ama kazanacağımızdan emindim'' şeklinde konuştu.
-ARDA: ''OYNAYAN TAKIM BİZDİK''-
Arda Turan, Bosna-Hersek karşısında rakipleri karşısında iyi mücadele ettiklerini belirterek, ''Maçı 1-0 kaybetseydik bile bu takım alkışlanmalıydı. Oynayan takım bizdik'' dedi.
Arda, sakatlığı konusundaki soruyu, ''Şu an iyiyim. Darbeler yıpratıyor. Ama ben sahaya sağlam çıkıyorum'' diye yanıtladı.
Bosna Hersek'in iyi bir takım olduğunu ifade eden genç oyuncu, ''Ama bugün karşımızda sahada yoktu. Pozisyonları bulan bizdik. Bugün oynayan genç arkadaşlarla da kenetlendik. İlk defa milli olan arkadaşlar vardı. Herkes elinden geleni yaptı'' şeklinde konuştu.
Milli takımın başarılı isimlerinden Sabri Sarıoğlu ise elinden geleni yaptığını dile getirerek, ''Uzun süreli bir sakatlığım vardı. Etkisinden yeni yeni çıkıyorum. Kazanma hırsımız, savaşma azmimizle maçı çevirdik'' diye konuştu.
Sabri, duran toplarla ilgili bir soruyu ''İlk topu Arda'nın kullanması gerekiyordu. Ancak Arda benim kullanmamı istedi. Bu konuda eleştirilsem de kendime güveniyorum'' diye yanıtladı.
Servet ise Bosna-Hersek önünde iki güzel gol bulduklarını, rakiplerinin pozisyonu dahi bulunmadığını, kendileri açısından 3 puanın önemli olduğunu dile getirdi.

Fenerbahçede Kocaelispor Hazırlıkları  

Posted by bp


Fenerbahçe, Turkcell Süper Lig'de Kocaelispor ile yapacağı maçın hazırlıklarını sürdürdü. Sarı-lacivertliler, teknik direktör Luis Aragones yönetiminde Samandıra Kamp Merkezi'nde gerçekleştirdikleri antrenmanda dayanıklılık ve taktik ağırlıklı çalışmalar yaptı. Sakatlıkları nedeniyle bir süredir tedavi olan Alex, Semih ve Josico kondisyoner yönetiminde takımdan ayrı çalışırken, sakatlıkları süren Emre ve Gökhan tesislerde tedavi oldu. Milli takımlarda bulunan futbolcular da antrenmana katılmadı. Fenerbahçe, Kocaelispor maçının hazırlıklarını yarın sabah ve akşam olmak üzere yapacağı çift antrenmanla sürdürecek.

Guiza : 4 Yıl kalacağımı sanmıyorum  

Posted by bp


Fenerbahçe'nin İspanyol futbolcusu Daniel Güiza, ''Fenerbahçe ile yaptığım 4 yıllık sözleşmeyi tamamlayabileceğimi sanmıyorum'' dedi. Güiza, İspanya'da yayımlanan spor gazetesi Marca'ya yaptığı açıklamada, sarı-lacivertli takımda işlerin yolunda gitmediğini belirterek, ''Takım vermesi gerekeni veremiyor, bu kötü'' diye konuştu. Durumu ''kötü'' olarak tanımlayan İspanyol oyuncu, 4 yıllık sözleşmesinin sonuna kadar İstanbul'da kalabileceğini sanmadığını söyledi.


Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören, geçen hafta yaşanan olaylardan sonra teknik heyet konusunda aldıkları kararlarla ilgili olarak bugün Divan Kurulu toplantısında aldıkları destekten dolayı herkese teşekkür ettiğini söyledi.

Ritz Carlton Oteli'nde yapılan Olağan Divan Kurulu toplantısında söz alan Başkan Demirören, ''Hiç kimse çalıştığı kişiden ayrılmak istemez, ama şartlar ne gerektiriyorsa da Beşiktaş başkanlık makamı onu anında yapmak zorundadır'' dedi. Fulya Projesi'ne de değinen Demirören, şöyle konuştu: ''Fulya'nın açılış gününü ocak ayı olarak sayın Başbakanımıza bildirdik ve kendisinden gün bekliyoruz. Avrupa'da çok az kulübe, Türkiye'de hiçbir kulübe nasip olmayan Fulya bitmek üzereyken gereksiz spekülasyonlarla tartışılıyor. Bu tartışma olur, ama yalanlar ve dedikodular en tehlikeli şeydir. Bu yapılanlar Beşiktaş üstüne oyundur.'' Beşiktaşlılık duruşunun çok farklı bir şey olduğunu kaydeden Demirören, ''Sayın Keçeci, bir dedikodu attı ortaya. Bugün müteahhitle anlaşamadığımız tek yer var. 1500 metrekare ile 2000 metrekare Beşiktaş'ın hakkı vardır bunu nasıl alınacağı. Onun dışındaki her şey evraklarda, kayıtlardadır'' diye konuştu.

Divan Kurulu'nda yönetimi eleştiren Atıf Keçeci'ye tepki gösteren Demirören, ''Beşiktaşlılık sözlerle olmuyor sayın Keçeci. Her yönetime karşıydınız, bugün de bize karşısınız. Beşiktaşlılık, radyolarda yöneticilere hakaret etmek mi, sonra arkasından gülmek mi'' dedi. Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal'a destekleri nedeniyle teşekkür eden Demirören, ''Aramızda bazı tartışmalar oldu, ama bunlar kişisel değildir. Sonunda ortak noktayı bulduk. Bugün en büyük destek aldığımız kişi kendisidir.

Statla ilgili başvurumuzu yaptık. Anıtlar Kurulu'nda bekliyoruz. Her Beşiktaşlı'dan engel değil destek bekliyoruz. Beşiktaş'ın geleceği bu stattır'' şeklinde konuştu. Demirören, son olarak, global bir kriz yaşandığını hatırlatarak, ''Şu anda en rahat kulüp Beşiktaş'tır, çünkü Fulya'sı var. Gelin Fulya'ya hep beraber destek çıkalım. Bu Fulya bizim, hatalar olmuştur ama her şey bitmiştir. Ocak ayında kısmetse açacağız. Bugün buradan çıkan birlik ve beraberliğin inşallah camiamıza ve sahaya da iyi yansıyacağına inanıyorum'' diyerek sözlerini tamamladı.


G.Saray, Skibbe'yi yollamak için düğmeye bastı... İlk önce yardımcıları gitti, sırada Alman hoca var... Gündemdeki isimler ise şunlar...



Yardımcıları Davala ve Boekamp'ı yollayarak Skibbe'ye 'İstifa et' mesajı veren G.Saray yönetimi, hoca arayışını hızlandırdı.. Galatasaray'da beklenen son, öncü bir depremle ilk sinyallerini verdi... transferlerle sezona giren, ancak Şampiyonlar Ligi'nden elendikten sonra tartışılmaya başlanan teknik direktör Michael Skibbe'nin, ligde de 6 maçta 7 puan kaybetmesi bardağı taşırdı.
Galatasaray yönetimi, daha önce 'Arkasındayız' demeciyle destek verdiği Skibbe'nin yardımcıları Ümit Davala ve Edwin Boekamp'ın görevlerine son vererek Alman hocaya açıkça 'Seninle yola devam etmek istemiyoruz. İstifa et' mesajını yolladı.
Kulübün resmi sitesinden yayınladığı açıklamada, "Ümit Davala ve Edwin Boekamp ile yollarımızı ayırmış bulunuyoruz" denildi. Bu saatten sonra iki tarafın yollarının ayrılmasına kesin gözüyle bakılırken, yeni hoca için Haldun Üstünel- Adnan Sezgin ikilisi yoğun şekilde çalışıyor. Yönetimin listesindeki en güçlü aday Barcelona'dan ayrılan Frank Rijkaard. Barça'dan Haziran 2009'a kadar 2 milyon euro tazminat alacak olan Rijkaard ile temasa geçen Galatasaray'ın Hollandalı çalıştırıcıya, "Siz 'Evet' deyin. Bizim için tazminat sorun olmaz" mesajını ilettiği bildirildi. Beşiktaş'a "Aralıktan önce gelmem" diyen Lucescu da Galatasaray'ın adayları arasında.
LİSTEDE İKİ DE İTALYAN VAR
Adaylar arasında Inter'den gönderilen Mancini de var. Ancak 2009 Haziranı'na kadar 5 milyon euro alacak olan Mancini'nin Cimbom'a 'Evet' demesi tazminatın kesilmesini gerektireceği için transfer zor gözüküyor. İsmi geçen bir başka İtalyan aday da Malesani...
"G.SARAY MANCİNİ'Yİ İSTİYOR"
Son iki sezonda şampiyonluğu ezeli rakibi Real Madrid'e kaptıran Barcelona'da koltuğunu Guardiola'ya kaptıran Rijkaard, yeni sezon öncesi Chelsea ve Milan'dan aldığı teklifi "Bu yıl dinlenmek istiyorum" diyerek geri çevirmişti. İtalyanların önde gelen internet sitesi calciomercato. com da, "Galatasaray, Mancini'yi istiyor" başlığıyla sarı-kırmızılıların İtalyan hocayla ilgilendiğini yazdı.
KALLİ'DEN YARDIM İSTEDİLER
Galatasaray yönetimi teknik direktörü Skibbe'den kurtulmak için vatandaşı Feldkamp'tan yardım istedi. Genç hoca, yardımcılarının gönderilmesinden sonra istifasını bekleyen yöneticilere, "Ben gitmem siz gönderin" dedi. Geçtiğimiz ay Kalli'yi İstanbul ve Bodrum'da ağırlayan Polat, takıma yeterli olmadığını düşündüğü Skibbe'yi ikna etmesi için kurt hocadan destek istedi.


Galatasaray, teknik direktör Michael Skibbe'nin yardımcıları Ümit Davala ile Edwin Boekamp ile yollarını ayırdı.



Galatasaray Yönetimi, Ümit Davala konusunda hızını alamadı, bu antrenörle birlikte Skibbe’nin diğer yardımcısı Edwin Boekamp’a da yol verdi. Bu girişim, Alman hocayı istifaya zorlama olarak yorumlandı

Cim-Bom’da teknik heyette sürpriz bir gelişme yaşandı, Teknik Direktör Michael Skibbe’nin iki yardımcısı Ümit Davala ile Edwin Boekamp’ın görevine son verildi. Sarı-kırmızılıların sabah yaptığı toplantıya katılan iki antrenör de, daha sonra Galatasaray Futbol Şubesi’nin sorumluları tarafından gönderildi. Yönetici Haldun Üstünel, “İki hocayı da yeterli görmediğimiz için böyle bir karar almadık. Bunun Skibbe’nin durumuyla bir ilgisi yok” açıklaması yaptı.

Buna rağmen yönetime yakın kaynaklar, bu operasyonun, Skibbe’nin istifaya zorlanması anlamını taşıdığını belirterek, 1+1 yıllık sözleşmesi bulunan Alman çalıştırıcıya tazminat vermemek için böyle bir yolun uygulandığını ifade ettiler.

Ayrıca basında yer alan, ancak yönetim tarafından yalanlanan Fatih Terim görüşmesinin de bundan dolayı gerçekleştiği, ancak Terim’in net bir yanıt vermemesi nedeniyle somut bir adım atılmadığı kaydedildi. Sarı-kırmızılı yöneticilerin dünyaca ünlü Hollandalı teknik adam Rijkaard’la da temasta oldukları ileri sürüldü. Galatasaray’ın resmi internet sitesinde Futbol A.Ş. adına şu açıklama yapıldı: “Ümit Davala ve Edwin Boekamp’a bugüne kadar kulübümüze vermiş oldukları hizmet ve emekleri karşısında teşekkür eder, bundan sonraki yaşamlarında başarılar dileriz.”


Fatih Terim Bosna Hersek maçına ilişkin basın açıklaması yaptı. Herkes ay yıldızlı gelsin dedi ve takım kaptanını açıkladı. Bakın kim?



Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, 2010 Dünya Kupası elemelerinde yarın Bosna-Hersek ile yapacakları maçın kolay olmayacağını söyledi. Terim, BJK İnönü Stadı'nda antrenman öncesinde yaptığı basın toplantısında, grupta herkesin Türkiye ve İspanya'yı favori gösterdiğini belirterek, ''Belçika ile Bosna-Hersek sürpriz yapmak istiyorlar ve bunu yapabilecek güçteler. Artık kolay maç yok'' dedi. Geçen ay Belçika ile İstanbul'da berabere kaldıkları maçta, rakibin anti futbol felsefesine başvurmasından çok rahatsız olduklarını anlatan Terim, ''Dilerim yarın öyle bir maç olmaz. Bosna-Hersek'in genç, koşan ve mücadele eden tecrübeli bir takımı var. Yarın beni en çok pozitif oyun adına yapılacak şeyler umutlandırıyor. Bu grup daha çok su götürür, ama galibiyetlerde bir avantaj sağlayacağı çok açık. Karşımızda 3-5-2 sisteminde, sabırlı oynayan, ani atağa kalkan bir takım var.'' diye konuştu.


''SAKATLIKLARI MAZERET OLARAK KABUL ETMİYORUZ''


Fatih Terim, milli oyunculardan 13-14'ünün sakat olmasını, yarınki Bosna-Hersek maçı öncesi bir mazeret olarak görmediklerini söyledi. Nihat, Tuncay, Hamit, Semih ve Emre gibi dünyanın tanıdığı oyuncuların, sakatlıkları nedeniyle takımda olmadığını vurgulayan Terim, şöyle konuştu: ''Bunların birinin bile sakat olması, bir teknik adamın planlarını alt üst edebilir. Takımda 13-14 sakat var, ama bunu bir mazeret olarak kabul etmiyoruz. Felsefemiz ve oyun anlayışımız değişmemiştir. Son derece yetenekli gençlerimiz var. Onlara güvendiğimizi her fırsatta dile getiriyoruz. Bir kişinin oynamaması demek, diğer bir oyuncuya tanınan fırsat demektir. Bazı oyuncular böyle doğmuştur. İstatistiklere baktığımızda, son Avrupa Şampiyonası'nda milli takımın en çok gol atan oyuncusu Semih'tir. Semih o turnuvadan önce (A) Milli formayla 1 gol atmış. Sözün özü, her şeyin bir ilki vardır. Ben de Bosna-Hersek maçında şimdiye kadar gol atmamış veya ilk defa oynayacak oyuncularımın bu istatistiklerle buluşmasını istiyorum.'' Bir gazetecinin, ''Takımın yaş ortalaması 24'ün altında. Gençler bu maçlara hazır mı?'' şeklindeki sorusu üzerine de Terim şunları söyledi: ''Ümit Milli Takımımızın Belarus ile maçı var. Nasipse, Avrupa Şampiyonası'na katılacağız ve 2009'da Ümitler Avrupa Şampiyonası'nda Ümit Milli Takım'ın başında sahaya ben çıkacağım. Sonraki hedef 2012 olimpiyatlarına oynayan bir milli takım. Potansiyelimizi istikrara dönüştürmeye ve yarınların takımını kurmaya ihtiyacımız var. Bazı oyuncularımız belki ilk defa (A) milli olacak, ama birçoğunun kendi takımlarında uluslararası maçlarda ve milli takımımızın çeşitli kademelerinde oynadığını görüyoruz. Birilerinin olmaması, bazılarının fırsatı olmalıdır. Onlar da bu formayı alıp uzun yıllar götürmelidir. Norveç maçında İbrahim Kaş sakatlandı, Gökhan Gönül aldı formayı gidiyor. Gençlerimiz paniğe girmeden, uzun yıllar oynuyor gibi oynayacaklardır.''


''SEYİRCİLERİMİZİN SABIRLI OLMASI ÇOK ÖNEMLİ''


Fatih Terim, yarınki maçta taraftarların sabırlı olması gerektiğini ifade etti. Kulüp maçlarında bazı oyuncuların, yaptıkları pas hatalarında seyirciden gelen tepkiden çok etkilendiğini dile getiren Terim, ''Bu çok önemli bir konu. Hataları daha toleranslı karşılamalıyız, genç oyuncuları teşvik etmeliyiz. Böyle genç bir takımın seyirciye yüzde yüz ihtiyacı var. Seyircimize büyük görev düşüyor. Sabırla takımı sonuna kadar desteklesinler'' diye konuştu. Fatih Terim, Viyana'da katıldığı milli takımlar teknik direktörleri toplantısında, Türk Milli Takımı'nın ve kendisinin dev ekrandan görüntülerinin verilmesinin, kendisini çok gururlandırdığını söyledi.


YENİ KAPTAN SERVET


Terim, bir soru üzerine, sakatlıklar nedeniyle milli olma sayısına göre takım kaptanını belirlediğini, yarın takımın başında, oynaması halinde Servet'in, ondan sonra Volkan Demirel'in sahaya kaptan olarak çıkacağını söyledi.


''SPEKÜLASYONLARLA İLGİLENMİYORUM''


Fatih Terim, ''Galatasaray'dan teklif geldi mi? Gelirse kabul eder misiniz?'' şeklindeki soruya, ''Arkadaşlar, önce beni çok iyi tanıyorsunuz. Prensiplerimi ve verdiğim sözlere ne kadar sadık olduğumu, bu tip durumlarda hiç konuşmadığımı yıllardır biliyorsunuz'' diye yanıt verdi. Yarınki maça konsantre olduğunu belirten Terim, ''Yarın ciddi bir rakiple, son derece ciddi bir maçımız var. Bu maça konsantre olmuş durumdayım. Benim dışımda gelişen hiçbir spekülasyonla ilgilenmiyorum'' şeklinde konuştu.


MESUT ÖZİL'E İNANIYORUZ


Fatih Terim, basın toplantısından önce bir gazetecinin kendisine Mesut Özil ile ilgili soru sorduğunu belirterek, bu konuda da bir açıklama yaptı. Terim, Mesut'un, milli takımdan izin istediğini ifade ederek, ''Almanya Ümit Milli Takımı'na sözü olduğunu, onların Fransa ile yapacağı play-of maçlarında oynaması gerektiğini ifade etti. (A) Milli Takım tercihini yapması için önünde zaman var. Biz de ona bu zamanı verdik. Alman basını maalesef tercihini yapmış gibi gösteriyor, ancak biz Alman basınında çıkan haberleri değil, Mesut'un bize söylediklerine inanıyoruz ve şimdilik bekliyoruz'' diye konuştu.


BASIN TOPLANTISINA AY-YILDIZLI TİŞÖRTLE GELDİLER


Fatih Terim ile milli takım antrenörleri Oğuz Çetin ve Metin Tekin, basın toplantısına ay-yıldızlı tişörtlerle geldiler. Toplantının başında basın mensuplarına poz veren Oğuz Çetin ve Metin Tekin toplantı odasından ayrılırken, Terim basın toplantısının başında, ''Arkadaşlarımla bu fotoğrafı vermeyi özellikle istedim'' dedi. Fatih Terim, şunları kaydetti: ''Bir bayrak altında toplanmaya, bu ülkenin hepimizin olduğunu anlamaya ve anlatmaya belki de her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. İstiyoruz ki yarın akşam tribünlere gelen herkes üzerinde bu renkleri ve ay-yıldızı taşısın, çünkü son günlerde milletçe hep acılarda ve kederlerde buluyoruz. Gencecik evlatlarımızın cenazelerinde, gözyaşları arasında bir araya geliyoruz. Bu defa futbolun coşkusunda birleşelim. Birbirimize omuz vermeye ne kadar ihtiyaç duyduğumuzu, gözyaşı dökmeden, acı çekmeden anlayabilelim istiyoruz.''


2010 dünya kupası elemeleri tüm hızıyla sürüyor. a milli futbol takımımız 11 ekim cumartesi akşamı türkiye'de bosna hersek ile karşı karşıya geliyor.



Türkiye gruptaki ilk maçında deplasmanda ermenistan'ı 2-0 mağlup etmiş, ikinci maçındaysa kendi evinde belçika ile 1-1 berabere kalmıştı. bosna hersek ile ilk maçta deplasmanda ispanya'ya 1-0 yenilmiş, ikinci maçında kendi evinde estonya'yı 7-0 yenmişti. türkiye ile bosna hersek arasındaki son karşılaşma kasım 2007'de oynanmış ve Türkiye bosna hersek'i 1-0 mağlup etmişti.


karşılaşma saat 21:00'de başlayacak ve seyretmeliyimden canlı yayınlanacak.


Futbol Federasyonu, (A) Milli Futbol Takımı'nın 2010 Dünya Kupası Avrupa elemeleri 5. Grup'ta 11 Ekim Cumartesi günü İstanbul'da Bosna-Hersek ile yapacağı karşılaşmada, 25 bin adet ay-yıldızlı tişört dağıtacak.
Futbol Federasyonu'nun milli takımlardan sorumlu yönetim kurulu üyesi Levent Kızıl, AA muhabirine yaptığı açıklamada, (A) Milli Takım'ın grupta 11 Ekim Cumartesi İstanbul'da, 15 Ekim Çarşamba günü de deplasmanda Estonya iki önemli maç yapacağını belirterek, ''Bu maçlarda her şeyden önce seyircilerimize çok ihtiyacımız var'' dedi.
İstanbul'da yapacakları Bosna-Hersek maçında tribünlerin ''Tek yürek'' olmasını istediklerini vurgulayan Kızıl, ''Futbol Federasyonu olarak Bosna-Hersek maçına gelen taraftarlara 25 bin adet ay-yıldızlı tişört dağıtacağız. Bu önemli karşılaşmada tribünlerin tek yürek olmasını istiyoruz. Bosna-Hersek maçında seyircimize çok ihtiyacımız var. Bu karşılaşmada taraftarlarımız tribünleri ay-yıldızlı tişörtleriyle doldursunlar ve centilmence, Türkiye'ye yakışır bir şekilde 90 dakika boyunca milli takımımızı desteklesinler.''
Levent Kızıl, milli takımda sakat oyuncularının çok olduğunu, ancak futbolculara ve teknik heyete güvendiklerini söyledi.
Bu iki önemli karşılaşmada hiçbir şeyi bahane etmediklerini ifade eden Kızıl, ''Sakatlıklarımız var, ama sahaya 11 kişi çıkacağız. Futbolcularımıza ve hocamıza güveniyoruz. İnşallah bu iki önemli karşılaşmada sahadan galip ayrılacağız'' diye konuştu.



Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu (MHK), 32 üst klasman hakemiyle gerçekleştirdiği toplantıda Turkcell Süper Lig'in ilk 6 haftalık dönemini değerlendirdi.
Sürmeli Otel'de gerçekleştirilen toplantının ilk yarım saatlik bölümü basın mensuplarına açık tutulurken, MHK Başkanı Oğuz Sarvan bu bölümde medyayı bilgilendirmek için açıklamalar yaptı.
Hakemleri ilk 6 haftalık bölümdeki yönetimleri nedeniyle genel olarak başarılı bulduklarını açıklayan Sarvan, üzerinde durulması gereken bazı konuların da olduğunu bildirdi.
Sarı kartların sayısında düşüş olmasına rağmen zaman zaman kartların kolay çıktığını ifade eden Sarvan'ın ilk 6 hafta itibarıyla hakemlere yönelik değerlendirmesindeki ifadeleri şöyle:
''Genel olarak, sizleri başarılı bulduk. İlk 6 hafta bize göre iyi geçti. Burada özellikle olumlu bulduğumuz konular... Kart isteyene kart konusunda verilen talimatlar yerine oturdu. Artık oyuncular da bunu anladı. İyi bir uygulama oldu. Baraj prosedürü, ceza alanı içindeki itiş kakışlarda alınan önlemler, taç atışlarının yeri ve ilave zaman gibi konular konusunda başarılı oldunuz.
Buna karşılık biraz daha üzerine düşmemiz gereken konular var. Bunlardan bir tanesi teknik alan yönetimi. Bunun değerlendirmesi çok somut da olmadığı için bu konuda sizlerle biraz daha tartışmak istiyoruz, daha iyi çözüm yolu için. Avantajla ilgili yine zaman zaman sizlerin biraz katı davrandığınızı gördük. Biraz daha esnetilebilir bu konu. Öyle oluyor ki zaman zaman orta alanda hiç düdük çalmamak oyun akışının seyrini bozmamak açısından daha iyi olacak gibi görünüyor. Bunu tartışmak istiyoruz.
Sarı kart sayısında düşüş olmasına rağmen zaman zaman kartların biraz kolay çıkmasından dolayı... ikinci kart kırmızıya dönüşüyor, bundan dolayı münferit de olsa bazı sorunlar yaşandı. Bunlarla ilgili konuşmak istiyoruz. Direkt kırmızı kartlar az olmakla birlikte, televizyon görüntülerinden bir iki dikkatimizi çeken, direkt kırmızı olması gereken konularda atlamalar oldu.''
Turkcell Süper Lig'de ilk 6 haftayla ilgili sarı ve kırmızı kart istatistiklerini de aktaran Sarvan, hakemlerin toplam 226 sarı, 23 kırmızı kart çıkardığını bildirdi.
Sarvan, sarı kartların 165'inin sportmenliğe aykırı davranış, 41'inin hakeme veya kararına sözle ve hareketle itiraz, 3'ünün kural ihlali, 11'inin oyunun tekrar başlamasını geciktirmek ve 6'sının yeterli mesafe açılmamaktan, 23 kırmızı kartın 13'ünün ikinci sarı karttan görüldüğünü bildirdi.
Oğuz Sarvan, hakemler Yunus Yıldırım ve Halis Özkahya'nın FIFA listesine alındığını açıkladı.
FIFA'ya bu yıl iki yeni isim bildirmek durumunda olduklarını anlatan Sarvan, gerek UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik, UEFA ve FIFA Hakem Komitesi ile yaptıkları görüşmeler neticesinde geçen yılki performanslara bakarak Bünyamin Gezer, Kamil Abitoğlu, Yunus Yıldırım ve Halis Özkahya isimlerini belirlediklerini, bu dört isimden de Yunus Yıldırım ve Halis Özkahya'da karar kıldıklarını kaydetti.
Sarvan, ''Bu arkadaşların seçilmesi, diğerlerine nazaran hakemliklerinin farklı olduğundan değil, bu tercih UEFA'nın şartlarının bizimkinden farklı olması nedeniyle. Burada pek çok başarılı olan arkadaşlar da var. Bu arkadaşlar yönettikleri maçlarda daha çok ön plana çıktı'' diye konuştu.
Hakemlere teknik olarak bütün talimatların sezon başı yapılan seminerlerde aktarıldığını anlatan Sarvan, bir hakeme başarı dilerken bile ağızlarından çıkacak bir laftan farklı anlam çıkartır diye hassas davrandıklarını anlatarak, hakemlere yönelik konuşmasında özetle şunları kaydetti:
''Biz de hata yapıyoruz siz de hata yapıyorsunuz. Önemli olan bu hataları kendimiz yapmamız. Birisinin bize empoze edip de bu hataları yönlendirmemesi. Biz bu konuda çok rahatız siz de rahatsınız bunu biliyoruz. Sizlerle en son Silivri'deki seminerde görüştük. Bunun dışında sizlerle özel bir görüşmemiz yok. Maçlardan önce özellikle. Maç tayinlerini federasyondan yetkili arkadaşlar tebliğ ediyor. Başarı dilemek için dahi hiç kimseyi arayıp bir şey söylemiyoruz. Amaç, maça çok rahat çıkmaları. Başarılar dilerken ağzımızdan çıkacak bir laftan, hakem arkadaş bir anlam çıkartır da dengesiz davranır diye hassas davranıyoruz.''
Hakemlerle zaman zaman konuşma ihtiyacı duyduklarını, pazar günleri maçlar tamamlandıktan sonra görüşmek istedikleri hakemi İstanbul'a çağırdıklarını bildiren Sarvan, bu görüşmeyi hakemi daha iyiye taşımak için gerçekleştirdiklerini anlatarak, ''Hiç bir hakeme maçtan önce hiç kimse ulaşamıyor ve bir şey söylemiyor. Kulüplerin de bunu böyle bilmesi gerekiyor. Hatayı biz de yapıyorsak, hakem de yapıyorsa bu bizim kendi hatamız ve hakemin de kendi hatası. Hiç kimse bunları yönlendirmiyor'' diye konuştu.
Bir konuda medyaya seslenmek istediğini ifade eden Sarvan, bir hafta hata yapan bir hakemin bir sonraki hafta bir maça atanmasının eleştirilmesinin yerinde olmadığını kaydederek şöyle konuştu:
''Hakem arkadaşlarımızın bize söylediği, bizim de yaşadığımız tecrübeler var. Bir hakem 6 hafta dinlendikten sonra 7. hafta hakemliğe daha iyi şartlarda başlamıyor. Bunu başka bir örnekle anlatabilirim. Engel atlayan atlar vardır. Bir engelde takılıp düşünce bakıcısı içeriye götürmeden önce o engelden atlatıp götürürmüş. At en son olumsuz bir anıyla gidip uzun süre orada kalmasın diye. Bizler için de geçerli. Bir hakem bir hafta hata yaptı. Ertesi hafta maç verildi yine hata yaptı. 3. hafta yine maça gidiyorsa burada eleştiriyi kabul ederiz. Hakemleri biraz da futbolcular gibi görüyoruz. Bir takımın önemli bir oyuncusu bir hafta önemli bir gol kaçırabilir. Antrenörü sonraki hafta yine kadroya koyuyor. Ama belirli bir süreçte performans düşüklüğü görürse o zaman tedbir alıyor. Aynı şey bizim için de geçerli.''
UEFA'nın başlattığı bir projede, hakemlerle ilgili eğitim ve hakemliğin yapılanması konularında standart sağlamak istediğini anlatan Sarvan, bu konudaki projeler ve çalışmalarıyla ilgili bilgiler vererek, ''Önümüzde engel olmayan tek konu eğitim konusu. Diğerlerinde ufak tefek atılması gereken adımlar var. Umut ediyoruz ki 2009 yılının haziran veya temmuz ayında en geç bu projeye dahil oluruz'' şeklinde konuştu.
Hakemlerin maçlara tayini konusunda da bilgiler veren Oğuz Sarvan, bu yıl geçen yıla nazaran farklı bir uygulama yaptıklarını bildirdi.
Geçen sezon, sezon ortasında geldiklerinde haftayı kurtarmak için en uygun kimse, geçmişte hangi maçı yönettiğine bakmadan atama yaptıklarını anlatan Sarvan, bu sezon daha planlı ve programlı gitmeye karar verdiklerini kaydetti.
Sezon başından bu yana 34 hakeme görev verdiklerini ifade eden Sarvan, yeni planlamayı özetle şöyle aktardı:
''Taktir edersiniz ki hepsi aynı düzeyde değil. 12'si üst klasmana yeni gelen, bir grup FIFA hakemi veya FIFA'ya aday olabilecekler. Bir de ortada bir grup hakemimiz var. Kabaca böyle bir tablo var. Bütün maçlar önemli olmakla birlikte bazıları zor şartlar altında oynanıyor. Hakem tayinleri yaparken de bunlara dikkat etmemiz gerekiyor. Bizim felsefemiz, aynı hakemi aynı takımın maçına defalarca gönderip yıpratmamak. Bir bakıyorsunuz bir hakem bir takımın maçına 5 defa çıkmış, ötekine çıkmamış veya aynı takım maçına hep iç sahada çıkmış. Bunlar hem hakemler arasında hem kulüpler arasında dengesizlik yaratıyor. Aynı durumda olan kulüpler arasında ve hakemler arasında denge sağlamak için bir sistem uygulamaya başladık.''


Birçok önde gelen ligin 2008/2009 sezonu maçları için kanallar sıraya girmişti ve ligler belirli kanallara dağıldı.


An itibariyle digiturk turkcell süper lig, ingiltere premier lig, brezilya ligi, portekiz ligi ve rusya ligi'nin yayın haklarını elinde bulunduruyor.
Turkcell süper lig lig tv'den yayınlanırken ingiltere premier ligi ve portekiz ligi spormax'ten, diğer liglerse dönüşümlü olarak lig tv ve spormax'ten yayınlanıyor.
D-smart (futbol smart) bank asya 1. lig, ingiltere championship, hollanda ligi, iskoçya ligi ve uefa kupası'nın yayın haklarını elinde bulunduruyor. yalnız d-smart uefa kupası'nda temsilcilerimizin maçlarından sadece türkiye'de oynanan karşılaşmaları yayınlayabiliyor. deplasman maçlarının yayın haklarıysa show tv'ye ait. ancak beşiktaş ve kayserispor'un kupadan elendiğini düşünürsek şu an için sadece galatasaray'ın maçları yayınlanacak.
Kanal a fransa ligi, ispanya kral kupası, ingiltere lig kupası ve almanya kupası'nın yayın haklarına sahip.
Ntvspor ve ntv arjantin ligi, ispanya ligi ve italya ligi'nin yayın haklarını elinde bulunduruyor. karşılaşmalar çoğunlukla ntvspor'dan, bazen ntv'den yayınlanıyor.
Kanal 24 almanya ligi'ni,
Star tv ise yıllardır olduğu gibi şampiyonlar ligi'ni yayınlıyor.

A milli futbol takımımız 11 ekim cumartesi akşamı 2010 dünya kupası eleme maçında Türkiye'de bosna hersek ile karşılaşıyor, bu müthiş heyecanı seyretmeliyim evinize getiriyor.

A milli takımımız gruptaki ilk maçında ermenistan'ı 2-0 mağlup etmiş, ikinci maçındaysa Belçika ile 1-1 berabere kalmıştı. bosna hersek ile ilk maçta ispanya'ya 1-0 yenilmiş, ikinci maçında estonya'yı 7-0 yenmişti.
konya selçuk üniversitesi konya firma konya chat nkolay
Türkiye - bosna hersek maçı 21:00'de başlayacak ve sitemizden canlı yayınlanacak. seyretmeliyimden sadece türkiye - bosna hersek maçını değil dünya kupası elemeleri kapsamında oynanacak hemen hemen tüm maçları canlı ve hd kalitesiyle izleyebilirsiniz.


Bosna-Hersek maçı öncesinde neredeyse takımın yarısı sakat. Terim takımı takviye etmek için sürpriz bir ismi davet etti. İşte o isim..
Bosna-Hersek ile yapacağı Dünya Kupası eleme grubu maçına hazırlanan (A) Milli Futbol Takımı'na, Trabzonsporlu futbolcu Serkan Balcı davet edildi.
Futbol Federasyonu'ndan yapılan açıklamada, milli takımda sakat oyuncuların durumunun belirsizliğini korumasının, teknik heyeti, kadroyu takviyeye zorladığı kaydedildi. Son lig maçını ağrılar içinde tamamlayan Arda Turan'ın yanı sıra bugünkü antrenmanda baldırında zorlanma görülen Ayhan Akman ve sakatlığı nükseden Sabri Sarıoğlu'nun tedavileri sürerken, yardımcılarıyla bir durum değerlendirmesi yapan Milli Takımlar Teknik Sorumlusu Fatih konya selçuk üniversitesi konya firma konya chat nkolay Terim'in, Serkan Balcı'yı kadroya davet ettiği, Trabzonsporlu futbolcunun yarın kampa katılacağı bildirildi


Milli yıldızla her konuda anlaşan F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Kayseri'ye reddedemeyeceği bir teklif yapacak.

Fenerbahçe, ara transfer için çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Kayserisporlu Mehmet Topuz'la her konuda anlaşan Sarı- Lacivertliler, Sarı-Kırmızılı kulübe de cazip bir teklif yapacak.

Bu arada Valencia'nın tecrübeli yıldızı Albelda için de İspanya'ya gidiliyor. Fenerbahçe Yönetimi Ocak ayındaki ara transfer dönemi için kolları erken sıvadı. Lig ve Avrupa'da alınan kötü sonuçlardan rahatsız olan Başkan Aziz Yıldırım, ara transferde ses getirecek isimleri kadroya katarak yeniden itibar kazanmayı planlıyor.

İlk olarak Kayseri'den Mehmet Topuz ile her konuda anlaşan Yıldırım, Sarı-Kırmızılı kulübe reddedilemeyecek bir teklif sunmaya hazırlanıyor. Kayseri'yi ikna etmek için bizzat Başkan Yıldırım'ın devreye gireceği öğrenildi. Bu arada Valencia'lı Albelda için de yöneticilerin en kısa zamanda İspanya'ya giderek buradakonya selçuk üniversitesi konya firma konya chat nkolay görüşmeler yapması bekleniyor. Albelda için de yönetimin gereken fedakarlığı yapacağı öğrenildi.


Hakan Şükür, Beşiktaş'tan istifa eden Ertuğrul Sağlam'a destek verdi... Gideceği ülkeyi de sonunda açıkladı...

Galatasaray'ın efsane futbolcularından Hakan Şükür, Beşiktaş'ta teknik direktörlük görevinden istifa eden Ertuğrul Sağlam'a destek çıktı. Hakan Şükür, TÜYAP Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi'ndeki CeBIT Bilişim Eurasia ve Bilişim Zirvesi-08 Fuarı'nda, OR.BİM Standı'nı ziyaret etti.

Kendisine, yüz tanıma sistemiyle açılan dizüstü bilgisayar hediye edilen Hakan Şükür, burada basın mensuplarına yaptığı açıklama, istifa eden Ertuğrul Sağlam'ı çok sevdiğini vurgulayarak, ''Bence ayrılarak en doğrusunu yaptı'' dedi. Sağlam'ın yapabileceği çok şeyin olduğuna inandığını belirten Hakan, ''Ayrılması benim umudumu hiçbir zaman kırmadı. Bu ayrılık, onun çok şey yapamayacağı anlamına gelmez. Çok idealist, herkesin söylediği şekilde adam gibi bir adam, ama adamlık dışında, futbolu iyi bildiğini, iyi etüt ettiğini, çok çalıştığını biliyorum. Buna birçok kez şahit oldum. Futbolun içindeyken de bu ideolojisi vardı'' diye konuştu.

Hakan, şöyle devam etti: ''Belki içeride, benim de futbolcuyken yaşadığım, kimsenin bilmediği çok farklı şeyler de yaşamış, konuşmalardan onu anladım. Ben samimiyetin çok önemli olduğuna inanıyorum. Kötü sonuçlar alabilirsiniz, ama samimiyseniz, bir şeye inanıyorsanız, onun arkasında durabilirsiniz. (Ben onun arkasındayım) demekle arkasında durulmuyor insanların. Bunları çok güzel bir şekilde dile getirdi. Bence en doğru olanı yaptı. Ben de bir arkadaşı olarak ondan bunu beklerdim.'' Beşiktaş'ın çok büyük camia olduğunu dile getiren Hakan, ''Birçok yerde hata tabii ki olacak, ancak bunu hep beraber, kendi aranızda konuşmanız lazım. Medyanın bunlardan ileriki aşamalarda haberi konya selçuk üniversitesi konya firma konya chat nkolay olması lazım. Ertuğrul çok iyi yaptı, başarılıyken bırakması iyi oldu'' ifadelerini kullandı. Hakan Şükür, bir futbolcunun veya futbolcu grubunun hocayı beğenmeme, istememe gibi bir lüksünün olamayacağını da vurgulayarak, şunları kaydetti: ''Sporcu karakterli olmalı, aldığı paranın hakkını verme dışında, bir de mesleğine saygı duymalı. Bir yere gelmişseniz, birçok şeyi futbol size kazandırmışsa, sizi çalıştıran kişiye saygıdan çok işinize saygı duyup, işinizin gereğini yapmanız lazım. Tabii ki kötü sonuçlar alabilirsiniz, ama oradan çıkmak lazım. Ertuğrul Sağlam'ın istifasına ben de herkes gibi üzüldüm. Birçok insanın üzüldüğünü düşünüyorum. Ben ona güveniyorum, bundan sonra çok şey yapacağına inanıyorum.

BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ'NDE OYNAYACAK

Hakan Şükür, Birleşik Arap Emirlikleri'nde bir takımda futbol yaşantısını sürdüreceğini bildirdi. Son dönemde ailesiyle birlikte olduğunu ve annesinin hastalığı ile ilgilendiğini dile getiren Hakan Şükür, ''İçimde oynamak için bir kıpırtı vardı. Bunu değerlendirmek için son birkaç günüm var. Belki futbolun Türkiye'deki, Avrupa'daki kadar iyi olmadığı, ama müthiş bir gelişme gösteren Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki bir takımda oynama kararım var. Az da olsa, hem ticari anlamda, hem de futbol anlamında verebileceklerim olduğuna inanıyorum ve gidiyorum. Bunun için çalışmalar yaptım. Biraz ağırdan aldım. Çok önceden de gidebilirdim'' diye konuştu. Hakan, çok sayıda teklif aldığını anlatarak, ''İsminiz büyük olduğu zaman dünyanın bilhassa bu tip bölgelerinde çok tanınca, teklifin gelmemesi zaten anormal. Tabii şartlarım vardı, mazeretlerim vardı. Bunun için bekledim. Kendi isteğimdi, çok önceden gidebilirdim. Bana yakışan, en azından gittiğim zaman, ülkemi temsil edebileceğim, maddi olarak güzel imkanlar sunan bir yer olmalı'' dedi.

GALATASARAY ZORLUKLARI AŞACAKTIR'

Hakan Şükür, Galatasaray'ın içinde yaşanan sorunlar ile ilgili açıklamalar da yaparak, ''Bence Galatasaray için bu sorunlar bir şekilde yaratılacaktı zaten. Her zaman, her takım için bu yapılıyor. Fenerbahçe, Galatasaray'ın hem ebedi, hem ezeli rakibi ve dostu. Onların kötü gidişi, belki Galatasaray'ı biraz frenledi, ama Galatasaray iyi bir kadroya sahip'' diye konuştu. Geçen yıl çok az yabancı yardımı alarak şampiyonluk yaşadıklarını belirten Hakan, sözlerini şöyle tamamladı: ''Çok zor günler yaşadık, ama bu zor günlerin neticesinde her zaman bir zafer vardı. Motivasyonumuz üst düzeydi, gençleri motive etmek kolaydı. Şimdi daha kaliteli bir kadroya sahipler. Çok önemli oyuncular geldi. Hep beraber göreceğiz. Takımın bu ruhu da zaman zaman sahaya yansıttığını görüyoruz. Lig çok zor maraton, gittikçe daha da zorlaşacak. Tabii ki Anadolu takımlarının kaliteli kadrolara sahip olması önemli, ama takımlar arasında bir uçurum olduğunu düşünüyorum. Ligde 6-7 çok iyi kadro var, ama ondan sonraki takımların sadece düşmemeye oynamaları söz konusu. Hedefleri bu olunca, futbol kalitesinin yükselmediğini görüyorsunuz. Çok şampiyonluk hevesi olan takımlarla yürüyen bir lig daha verimli olur. Bu Türk futboluna da olumlu yansır. Böyle birkaç takım var. Lig daha da zorlaşacak. Galatasaray'ın da işi tabii zorlaşacak. Böyle kaliteli kadroya önlemler biraz daha farklı alınacak, ama Galatasaray bu zorlukları aşacak güce de sahip. Orada çok kaliteli arkadaşlarımız var, gençler var.''


Beşiktaş yönetimi Ertuğrul Sağlam'ın istifasıyla boşalan teknik adamlık koltuğuna kimi getireceğine karar verdi...
Beşiktaş'ta dün istifa eden teknik direktör Ertuğrul Sağlam'ın ardından teknik direktör arayışlarına hızlı bir şekilde devam eden Siyah Beyazlı yönetim kararını verdi. Lucescu ile anlaşamayan Kartal, yerli hocada karar kıldı.

Siyah-Beyazlı Kulübün eski milli takım teknik direktörlerinden Mustafa Denizli ile anlaşmaya vardığı söyleniyor. Dün akşamdan beri süren görüşmeler sonunda resmi sözleşmenin imzalanmasının an meselesi olduğuna dair haberler geliyor. İddiaya göre Siyah Beyazlı yöneticiler, Denizli ile cuma gününe kadar resmi şözleşmeyi imzalayacaklar.

Mustafa Denizli ve Beşiktaş'ın adı daha önceki dönemlerde de birlikte anılmış, ancak tecrübeli teknik adam Siyah Beyazlı takımda bugüne kadar görev yapmamıştı. Denizli'nin son olarak Ertuğrul Sağlam'ın göreve başladığı 2007-2008 sezonu öncesi siyah Beyazlı takım ile anlaşabileceği gündeme gelmişti.

Mustafa Denizli'nin yardımcılığına Beşiktaş'ın eski futbolcularından Sergen Yalçın'ın getirileceği ve bu anlaşmanın da sağlandığı belirtildi.


Katar Kulübü bordo-mavili takımın hesabına transfer bedelini yatırmayınca Gineli oyuncu Trabzonspor'da kaldı.



Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'nde saat 16.00'da toplanan Yönetim Kurulu, Yattara transferini görüşürken, bu süre zarfında ise Katar kulübünden gelecek olan haber beklendi. Ancak Al Sadd Kulübü Trabzonspor ile İbrahim Yattara'nın transferi konusunda bağlantıya geçmedi. Katar kulübüne süre veren bordo-mavili yönetim, bu sürenin dolması üzerine bu transferi gündeminden kaldırdı. Bordo-mavili kulübün konuyla ilgili olarak bir açıklama yapması bekleniyor.



Fenerbahçe'nin golcü oyuncusu Daniel Güiza, İspanyol spor gazetesi Marca'ya çarpıcı açıklamalarda bulundu.


Güiza, "Eğer Luis Aragones’in işine son verilirse bu beni üzer ama diğer takım arkadaşlarımı bilemem" dedi. Marca’ya, Fenerbahçe’nin durumu ile ilgili açıklamalar yapan Güiza, "Bu durumu beklemiyordum, ama futbol çok karışık" dedi ve futbolda bu tip zorlukların normal olduğunu belirtti. İspanyol golcü futbolcu, teknik direktör Aragones ile ilgili yöneltilen bir soruya "Luis güçlü biri; nasıl olduğunu biliyorsunuz, zorluktan çıkabilecek sert bir adam" cevabını verdi. konya selçuk üniversitesi konya firma konya chat nkolay Marca’nın La Liga’da geçtiğimiz sezon için verdiği "En İyiler" ödülüne gol kralı olduğundan dolayı layık görülen Güiza, ödülünü Madrid’deki Ritz otelde törenle aldı.
changeTarget(document.getElementById("news_content"))


Beşiktaş'ta bir dönem sona erdi. Yönetimin teknik direktör arayışlarını sindiremeyen teknik direktör Ertuğrul Sağlam istifa etti.


UEFA Kupası'ndaki Metalist maçı sonrası eleştiri oklarının hedefi haline gelen Beşiktaş Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, yönetim kuruluna istifasını verdi.. Sağlam, yönetime bomba mesajlar gönderirken, "Bana yapılanları içime sindiremiyorum" dedi.



Ertuğrul Sağlamın basın toplantısı metni :


Beşiktaş Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, istifasını yönetim kuruluna verdi. Ertuğrul Sağlam Nevzat Demir Tesisleri'nde basın toplantısı düzenledi. Altyapıdan 15 oyuncuyu A takıma kazandırdık. Geçtiğmiz yıl 4 yıldır yaşamadığımız liderlik sevincini yaşadık. Çeşitli zaferler yanında hezimetler de yaşadık. Hakem hataları, sakatlıklar ve cezalar belki de şampiyonluğu elimizden kaçırdık. En büyük üzüntümüzü taraftarımıza şampiyonluğu yaşatmamak oldu. Fenerbahçe'nin 8 Galatasaray'ın 3 puan önündeyiz. Metalist karşısında alınan elenişten ötürü özür diliyorum. Hayat devam ediyor cümlesi farklı algılandı. Ligde oynayacağı maç öncesi takımı maça hazırlamaktı amacım. Elenişten dolayı üzmüş olduğumuz camiamızdan tekrar tekrar özür diliyorum. Her ortamda camiamızı en iyi şekilde temsil ettiğimizi düşünüyorum. İyi günde el altından yıpratanlar oldu. Neye hizmet ettiklerini anlamıyorum. Biz rakiplerle mücadele ederken bir de içerde mücadele vetti. İçimde biz üzülürken sevinenler oldu. Bana yapılanları içime sindiremiyorum. Yıpratma kampanyası ile karşı karşıya bırakıldım. Yerli hoca ile yabancı hoca arasındaki çifte standartın kaldırılmasını istiyorum Kendime olan saygım, Beşiktaş'a olan sevgim ve Türk antrenörlüğünün saygısı için istifa ediyorum. İstifa için 4 günü bekledim. Hacettepe'den alınan 3 puanı Beşiktaş hanesine yazdıkmak için bekledim. Bana kimseyle ggörüşmedikleri söyleyenler şimdi rahat rahat görüşebilirler.konya selçuk üniversitesi konya firma konya chat nkolay Ben Beşiktaş'ta Ertuğrul Sağlam oldum. Vefayı da ahde vefayı da bilyirim Para peşinde koşmayaçcak insan olmadım. Beşiktaş'taki sevgimi paraya tahvil etmeye çalışanları bundan sora utanırlar mı bimiyorum. İnsanların samimiyetsizliklerini Beşiktaş'a saygımdan dolayı anlatmayacağım. Tribünler adam gibi adam Ertuğrul Sağlam dediler. Ben görevimi adam gibi başlarım adam gibi devam edip adam gibi bitiriyorum. Hepiminiz hakını helal etsin..



UEFA Kupası kuraları bugün çekildi. Üçüncü torbada yer alan Galatasaray'ın rakipleri belli oldu.


Galatasaray'ın UEFA Kupası gruplarındaki rakipleri belli oldu.

UEFA Kupası 1. Turu'nda İsviçre'nin Bellinzona takımını eleyerek gruplara katılmaya hak kazanan sarı-kırmızılı takım, Benfica, Olympiakos, Hertha Berlin, Metalist Kharkiv ile eşleşti.

İŞTE GRUPLAR

A GRUBU
Schalke 04
Paris Saint Germain
Manchester City
Real Santander
Twente

B GRUBU
Benfica
Olympiakos
GALATASARAY
Hertha Berlin
Metalist Kharkiv

C GRUBU
Sevilla
Stuttgart
Sampdoria
Partizan
Standard League

D GRUBU
Tottenham
Spartak Moskova
Udinese
Dinamo Zagreb
Nijmecen

E GRUBU
Milan
Heerenveen
Braga
Portsmuth
Wolsburg

F GRUBU
Hamburg
Ajax
Slavia Prag
Aston Villa
Zilina

G GRUBU
Valencia
Club Brugge
Rosenborg
Kobenhavn
Saint Enteinne

H GRUBU
CSKA Moskova
Deportivo
Feyenoord
Nancy-Lorraine
Lech Poznan



Aragones'ten bu hafta formayı kapacağını düşünen Tümer, son dakika kararıyla sarsıldı...


Fenerbahçe'de sakatların çokluğu ve kaptan Alex de Souza’nın da oynayamayacak olması nedeniyle forma bekleyen Tümer Metin, teknik direktör Luis Aragones tarafından Kayserispor maçının 18 kişilik kadrosuna alınmadı.

Hafta içi yapılan antrenmanlarda oynayacağından emin olan ve hırsıyla dikkat çeken Tümer’in İspanyol hocanın bu kararı sonrasında büyük şok yaşadığı öğrenildi.

Bu arada Aragones’in göreve geldiği günden bu yana İspanyol hocayla yıldızı barışmayan ve adı Şampiyonlar Ligi listesine de eklenmeyen Deniz Barış da Kayserispor maçının kadrosuna dahil edildi.


Kayserisporlu Turgay Bahadır, A Milli Takım aday kadrosuna dahil edildi.

Milli Takımlar Teknik Sorumlusu Fatih Terim, Fenerbahçe-Kayserispor arasında oynanan karşılaşma sonrası Kayserisporlu forvet oyuncusu Turgay Bahadır'ı A Milli Takımımızın 11 Ekim'de İstanbul'da Bosna-Hersek'le, 15 Ekim'de de deplasmanda Estonya ile oynayacağı 2010 Dünya Kupası grup eleme maçları aday kadrosuna davet etti.

A Milli Takım'ın Bosna-Hersek ve Estonya maçları aday kadrosunun son hali şöyle:

KALECİLER


1- VOLKAN DEMİREL


FENERBAHÇE

2- SERDAR KULBİLGE


KOCAELİSPOR

3- TOLGA ZENGİN


TRABZONSPOR

SAVUNMA OYUNCULARI


4- GÖKHAN GÖNÜL


FENERBAHÇE

5- SERDAR KURTULUŞ


BEŞİKTAŞ

6- SABRİ SARIOĞLU


GALATASARAY

7- SERVET ÇETİN


GALATASARAY

8- CEYHUN GÜLSELAM


TRABZONSPOR

9- İBRAHİM KAŞ


GETAFE

10- GÖKHAN ZAN


BEŞİKTAŞ

11- HAKAN KADİR BALTA


GALATASARAY

12- ÇAĞLAR BİRİNCİ


DENİZLİSPOR

13- UĞUR BORAL


FENERBAHÇE

ORTA SAHA OYUNCULARI


14- GÖKDENİZ KARADENİZ


RUBIN KAZAN

15- KAZIM KAZIM


FENERBAHÇE

16- AYDIN YILMAZ


GALATASARAY

17- AYHAN AKMAN


GALATASARAY

18- MEHMET AURELIO


REAL BETIS

19- EMRE BELÖZOĞLU


FENERBAHÇE

20- NURİ ŞAHİN


DORTMUND

21- MEHMET TOPUZ


KAYSERİSPOR

22- CANER ERKİN


CSKA MOSCOW

23- ARDA TURAN


GALATASARAY

HÜCUM OYUNCULARI


24- HALİL ALTINTOP


SCHALKE 04

25- MEVLUT ERDİNÇ


SOCHAUX

26- BATUHAN KARADENİZ


BEŞİKTAŞ

27- GÖKHAN ÜNAL


TRABZONSPOR

28- MEHMET YILDIZ


SİVASSPOR
29- TURGAY BAHADIR KAYSERİSPOR


Galatasaray Teknik Direktörü Michael Skibbe ise yenilgiyi yorgunluğa ve sakat futbolcuların çokluğuna bağladı. ''Bursaspor'u galibiyetinden ötürü kutluyorum'' diyen Skibbe, rakibin kontra atak futboluna ilk yarıda çözüm bulamadıklarını ve devreyi 1-0 yenik kapadıklarını kaydetti. İkinci yarının hemen başında 2-0 yenik duruma düştüklerini anımsatan Skibbe, ''Skor 2-0 olmasına karşın iyi şeyler yapmaya başladık. İkinci yarı daha agresif bir futbol sergiledik. Skoru 2-1 yaptık ve goller bulmak için gerekli mücadeleyi ikinci 45 dakikada sahaya yansıttık.

Yorgunluk ve sakatların çokluğu, yenilgide önemli etkendi. İstanbul'a yine hayal kırıklığıyla döndüğümüz için üzgünüz'' diye konuştu. Skibbe, ''Bursaspor'u zirve için ciddi bir rakip olarak görüyor musunuz?'' sorusuna, ''Bursaspor, Trabzonspor gibi lige fırtına gibi başladı. Geçen sezon Sivasspor ligde önemli işler başarmıştı. Bursaspor'un da zirve için önemli bir şansı olduğunu düşünüyorum'' yanıtını verdi.

Galatasaray Şokta

Turkcell Süper Lig'de 6. haftada Bursaspor ile Galatasaray karşı karşıya gelirken, karşılaşmadan 2-1'lik skorla Bursaspor galip ayrıldı. Turkcell Süper Lig'de Bursaspor-Galatasaray maçının ilk yarısı, ev sahibi takımın 1-0 üstünlüğüyle sona erdi. Karşılaşmanın ilk yarısında kontrollü bir oyun sergileyen Bursaspor, top ayağındayken hızlı hücumlar geliştirmeye çalışırken, top rakip takıma geçtiğinde oyunu soğutmaya çaba gösterdi. Savunma blokunu önde tutup rakibine pres yapan yeşil-beyazlı takım, orta alanda uyguladığı presle Galatasaray'ın pas yüzdesini düşürmek için uğraştı. Bursaspor, uyguladığı bu taktikle rakibine pozisyon şansı tanımazken, Adriano Melo, Mustafa ve Sercan ile pozisyonlar buldu.

Konuk Galatasaray ise Bursaspor'un baskısını uzun paslarla aşmaya çalıştı. Ceza sahasına girme konusunda sıkıntı yaşayan sarı-kırmızılı takım, Bursaspor kalesini uzaktan attığı şutlarla yokladı. Karşılaşmaya hızlı başlayan Bursaspor, ilk dakikada rakip kalede tehlikeli bir pozisyon buldu. Romaschenko'nun pasıyla hareketlenen Mustafa Sarp, hızla ceza sahasına girdi. Kalesini zamanında terk eden Sanctis, Mustafa'nın ayağından söktüğü topu iki hamlede yakaladı. 11. dakikada Bursaspor, net bir gol pozisyonundan yararlanamadı. Orta alandan hareketlenen Yusuf, topu ceza sahasına giren Adriano Melo'nun önüne aktardı. Müsait pozisyonda kaleci Sanctis ile karşı karşıya kalan Brezilyalı futbolcunun kötü vuruşunda top, yandan auta çıktı.

20. dakikada Busaspor atağında Adriano Melo, sol kanattan Romaschenko'dan gelen pası kafayla sol çaprazdan ceza sahasına giren Sercan'ın önüne aktardı. Sercan'ın gelişine sert vuruşunda top, kalecide kaldı. 28. dakikada Yusuf'un pasıyla sağ kanattan hareketlenen Veli, topu yerden kale alanı içine ortaladı. Pozisyonu iyi takip eden Sercan'ın plase vuruşunda top, az farkla yandan auta çıktı. 39. dakikada Bursaspor, üstünlük golünü buldu. Galatasaray defansını az kişiyle yakalayan Bursaspor'dan Yusuf, topu hızla ceza sahasına giren Mustafa Sarp'ın önüne aktardı. Tecrübeli futbolcu, topu karşı karşıya kaldığı kaleci Sanctis'in yanından filelere gönderdi: 1-0 42. dakikada Galatasaray atağında Hakan Balta'nın ceza sahası dışından sert şutunda top, az farkla üstten auta çıktı. Maçın ilk yarısı, 1-0 Bursaspor'un lehine sonuçlandı.

İlk yarıdaki oyun taktiğini, ikinci yarıda da uygulayan Bursaspor, 2. golü ikinci yarının başlamasının ardından 3 dakika içinde Sercan ile buldu. Yusuf, Adriano Melo ve Sercan üçlüsüyle Galatasaray'a adeta ecel terleri döktüren yeşil-beyazlı takım, orta alandan itibaren uyguladığı presle de rakibinin organizasyon kurmasını engellemeye çalıştı. Galatasaray, özellikle skor 2-0 olduktan sonra zaman zaman risk de alarak rakip kaleye yüklenmeye başladı. Sarı-kırmızılı takımın gol ayağı Baros, top almak için geriye giderken, Arda, ikinci yarıda takımının aksayan sol kanadına geçti.

İkinci yarıya da hızlı başlayan Bursaspor, 48. dakikada skoru 2-0 yaptı. Orta alandan hareketlenen Yusuf, topu soldan ceza sahasına giren Adriano Melo'nun önüne aktardı. Brezilyalı oyuncunun yerden sert şutunda kaleci Sanctis, topu son anda tokatladı. Pozisyonu iyi takip eden Sercan, önüne düşen topu plase bir vuruşla filelere göndererek, takımını 2 farklı öne geçiren golü attı. 56. dakikada Galatasaray farkı 1'e indirdi. Sağ kanattan hareketlenen Baros, topu yerden kale alanı içine doğru ortaladı. Pozisyonu iyi takip eden Arda, plase bir vuruşla topu filelere gönderdi: 2-1

59. dakikada sağ kanattan kazanılan korner atışını kullanan Yusuf, topu ön direğe doğru ortaladı. Ömer'in kafa vuruşunda arka direğin dibinden kaleye giden topu Sabri, son anda çizgi üzerinden uzaklaştırdı. 83. dakikada Galatasaray net bir pozisyondan yararlanamadı. Geriden hızla hareketlenen Meira, topu ceza sahasına hareketlenen Yaser'in önüne aktardı. Yaser'in penaltı noktası üzerinden vuruşunda kaleyi zamanında terk eden Ivankov, sert gelen topa 2 hamlede sahip oldu. Kalan bölümde tarafların çabası sonucu değiştirmeyince maç, 2-1 Bursaspor'un üstünlüğüyle sona erdi.

BURSASPOR-GALATASARAY MAÇINDAN NOTLAR

Bursaspor-Galatasaray maçına, yeşil-beyazlı taraftarlar büyük ilgi gösterdi. Bursa Atatürk Stadı'ndaki karşılaşmanın biletleri, satışa çıktığı gün kısa sürede tükenirken, tribünler maç başlamadan 2 saat önce doldu. Maçı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik de izledi. Bursasporlu taraftarlar, takımlarına büyük ilgi gösterirken futbolcuları tek tek tribünlere çağırarak ''yumruk şov'' yaptırdı.

Galatasaraylı futbolcular ise sahaya çıktıklarında protestoyla karşılaştı. Yeşil-beyazlı tribünler, konuk takım futbolcularını uzun süre ıslıklarla protesto etti. Bursa Emniyet Müdürlüğü, karşılaşma için geniş güvenlik önlemi aldı. Maç için bin 500'ü aşkın polis görev yaptı. Taraftarlar stada sıkı bir şekilde aranarak alındı. Maçı, yaklaşık bin kadar Galatasaraylı taraftar da kendilerine ayrılan açık kale arkası tribünden izledi. Sarı-kırmızılı taraftarlar da takımlarını tezahüratlarla destekledi. Maç başlamadan, Hakkari'nin Şemdinli ilçesindeki hain saldırıyla ilgili bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Bursaspor ve Galatasaraylı taraftarlar, terör örgütü aleyhine uzun süre slogan attı.

Canlı maç izlemek

Seyretmeliyim.com sitemizde Avrupada yayınlanan bütün liglerin maçları avrupa izleme odalarında verilmektedir. Aynı zamanda Türkcell Süper Lig maçlarıda Galatasaray , Fenerbahçe , Beşiktaş ve Trabzonspor un oynadığı her maçta sitemizde maç günü maç saatinde seyretme odalarında sizlerle olacaktır. Maç seyretmeliyimde seyredilir. Haydi izleyelim......


Fenerbahçenin şok yenilgisi

Turkcell Süper Lig'de Kadıköy'de Kayserispor'a 4-1 yenilen Fenerbahçe, sezonun ilk 5 haftasında aldığı kötü sonuçların ardından, bu mağlubiyetle büyük bir şok yaşadı. Kötü bir dönem geçiren sarı-lacivertliler, kendi seyircisi önünde düşüşe son vermek için çıktığı mücadelede rakibine farklı yenilerek ligdeki 6. maçında 4. yenilgisini aldı. Ligin ilk 5 haftasında deplasmanda yaptığı 3 maçı da kaybeden ve iç sahadaki 2 maçını kazanan Fenerbahçe, 6. hafta mücadelesinde bu kez kendi evinde yenilgiden kurtulamadı. Fenerbahçe bu sezon ligde sahasındaki ilk yenilgisini alırken, Kayserispor da ilk deplasman galibiyetini elde etti.
Sarı-lacivertli ekip geçen sezonun 23. haftasında Kadıköy'de Bursaspor'a 2-0 yenildiği maçın ardından, ligde 7 maç sonra kendi evinde mağlup oldu. Fenerbahçe'nin bu yenilgi sonrası 6. maçta puan kaybı da 12 puan oldu. Maçın ilk yarısının ardından tribünlerin tepkileriyle soyunma odalarına giden sarı-lacivertlilerin, ikinci yarıya büyük bir seyirci desteğiyle başladığı mücadelede Kayserispor'a gücü yetmedi. -''I LOVE YOU ZICO'' VE ''MEHMET AURELIO'' TEZAHÜRATLARI- Fenerbahçeli taraftarlarkonya selçuk üniversitesi konya firma konya chat nkolay, takımın durumuna ve yönetim kuruluna olan tepkilerini ''I Love You Zico'' ve ''Mehmet Aurelio'' tezahüratlarıyla dile getirdi. Sarı-lacivertli ekibin maçta yediği 4. golden sonra tepkili sesler yükselen tribünlerden ilk önce yoğun bir şekilde, ''I Love You Zico'' tezahüratları yükseldi. Taraftarlar bu tezahüratı maç sonunda stat dışında da sürdürdü. Taraftarlar daha sonra İspanya'nın Real Betis takımına transfer olan Brezilya asıllı oyuncu Aurelio için ''Mehmet Aurelio'' şeklinde tempo tuttu. Fenerbahçeli taraftarlar, takımlarının yedikleri 4. golden sonra tribünlerden ayrılmaya başladı. Maçın bitiş düdüğünde tribünlerin büyük bölümü boşaldı.
Maraton üst tribünde bir grup taraftar, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'a yönelik, ''Bizimle uğraşma, takımı toparla'' şeklinde tempo tuttu. Bu grubun bir ara tribünlerdeki bölünmeyle ilgili olarak küfürlü tezahürat yaptığı duyuldu. Bu arada maç sonrası stat dışındaki bazı sarı-lacivertli taraftarlar, ''Yönetim istifa'' tezahüratında bulundu. Bu arada, maçın ikinci yarısında protokol tribününde Fenerbahçeli yöneticilerin bulunmadığı, Kayserisporlu yöneticilerin de son dakikalar doğru tribünden ayrıldıkları görüldü. Basın tribününe yakın bölümdeki tribünde, Kayserisporlu futbolcuları alkışlayan taraftarlara, bazı taraftarlar tepki gösterirken, güvenlik güçleri kavga çıkmasını önledi.
-İKİNCİ GOLDEN SONRA TEPKİLER YÜKSELDİ- Kayserispor karşısında ilk yarıyı 2-0 yenik kapatan Fenerbahçe'de, özellikle yenilen 2. golden sonra tribünlerden tepkili sesler yükseldi. Tribünlerin bazı bölümlerinden destek tezahüratları, bazı bölümlerde de protestolar yapıldı. Genç Fenerbahçeliler grubunun bulunduğu bölümdeki taraftarlar yenilen 2. golün ardından sahaya sırtlarını dönerek takımı protesto etti. Bu grup, sırt dönme hareketiyle diğer tribünlerden tepki aldı. Sarı-lacivertliler, ilk yarının bitiş düdüğüyle soyunma odasına giderken tribünlerin genelinde yuhalama sesleri yükseldi. Bu arada, ilk yarının son dakikalarında oyundan alınan Maldonado da tribünlerden tepki gördü.
-FENERBAHÇE İKİNCİ YARI İÇİN SAHAYA ERKEN ÇIKTI- Fenerbahçeli futbolcular, ikinci yarı için sahaya oldukça erken çıktı. Saha içinde toplanan futbolcular, maçla ilgili kısa bir toplantı yaparken, bu sırada tribünlerden büyük destek gördü. Futbolcular da tribünlerin desteğine alkışlarla yanıt verdi. Maç başladığında ise ilk yarı sonundaki tepkilerin yerini, tüm stat halinde tezahüratlar aldı. -FENERBAHÇE'DE İKİ SAKAT- Fenerbahçe'de, Kayserispor maçının ilk yarısında Gökhan ve Emre sakatlanarak oyun dışında kaldı. Bir pozisyonda sakatlanan Gökhan Gönül, 39. dakikada yerini Yasin'e bıraktı. Sakatlığı nedeniyle kenara değiştirilmesini işaret eden Gökhan, bir ara kenara doğru el işareti yaparak değişikliğin çabuk yapılmasını istedi. Gökhan'dan sonra bu kez yine bir pozisyonda Emre sakatlık geçirdi. İlk tedavisi oyun alanının kenarında yapılan Emre, sedye ile taşınarak oyun alanından dışarı götürüldü. Emre'nin yerine teknik direktör Aragones genç forvet İlhan'ı sahaya sürerken, İspanyol çalıştırıcı ilk yarının uzatma dakikalarında Maldonado'nun yerine Deniz'i oyuna aldı. Fenerbahçe böylece maçın ilk yarısında 3 oyuncu değiştirme hakkını da kullandı. -KAYSERİSPOR, 5 MAÇTA ATTIĞI KADAR GOLÜ İLK YARIDA BULDU- Turkcell Süper Lig'in ilk 5 haftalık bölümünde toplam 2 gol atan Kayserispor, Fenerbahçe karşısında ilk devrede bu gol sayısına ulaştı. Sarı-kırmızılı ekip, Aghahowa'nın 21. ve 42. dakikalarda kaydettiği gollerle, maçta ilk yarıyı 2-0 önde tamamladı. İkinci yarıda da iyi oyununu sürdüren Kayserispor, maçta hat-trick yapan Aghahowa'nın yanı sıra Turgay'ın kaydettiği golle rakibini İstanbul'da 4-1 mağlup etmesini bildi. -10 SEZON SONRA GELEN GALİBİYET- Kayserispor, Fenerbahçe'yi 10 sezon sonra İstanbul'da yenme başarısı gösterdi. İstanbul'daki son galibiyetini 1997-98 sezonunda 22 Şubat 1998 yılında 2-1'lik skorla alan sarı-kırmızılı takım, bu akşam aldığı galibiyetle rakibi karşısında dış saha galibiyet hasretine son verdi.


Dünyayı kasıp kavuran ekonomik kriz Galatasaray´ı da olumsuz yönde etkiledi. Yönetimin kredi anlaşması riske girdi...


ABD´de yaşanan ekonomik kriz Goldman Sachs´ı da vurunca, Galatasaray´ın 170 milyon Dolar´lık kredisi riske girdi. Ama yaşanan tek sıkıntı bu değil...

Galatasaray Yönetimi, kulübü maddi yönden çok zorlayan Sportif A.Ş. ile Futbol A.Ş.’nin birleşmesini gerçekleştirebilmek adına Goldman Sachs’la tarihi bir anlaşma yapmıştı. Toplam 170 milyon Dolar’ı bulan bu anlaşma, faiz oranlarının yüksek oluşu nedeniyle camiadan tepki çekerken, Divan Kurulu tarafından görevlendirilen bir heyet yönetim tarafından bilgilendirilmeye başlanmıştı. Ancak henüz borçlanma yetkisi bile istenemeden, dünyayı kasıp kavuran ekonomik kriz Galatasaray’ı da olumsuz yönde etkiledi.

Statüsü değişmişti

Goldman Sachs, dünyanın 1 numaralı yatırım bankasıydı. Ancak geçtiğimiz günlerde Amerika’daki önlemler paketi çerçevesinde yatırım bankacılığı statüsü elinden alınmış, ticari bankacılığa döndürülmüştü. Bu değişim, Goldman Sachs’ı batmaktan kurtardı, ancak Galatasaray’ın alacağı krediyi de tehlikeye attı. İşte ekonomist gözüyle Goldman Sachs&Galatasaray ilişkisinde son durum:

Bankalar bile şüpheli!

“ABD’de yaşanan kriz Galatasaray’ın 170 milyon Dolar’lık kredi anlaşması yaptığı ülkenin önde gelen bankalarından Goldman Sachs’ı da vurdu. ABD’de kurtarma paketinin senatodan geçmesine rağmen Goldman Sachs gibi büyük şirketler henüz kendilerine gelmiş durumda değil... Goldman’ın işlerindeki azalma 1990 ve 2001’de yaşanan krizlerden daha kötü durumda. Bankalar, birbirlerine bile borç vermekten şu an oldukça tedirginler... Özellikle Dolar’ın, Euro karşısında son 1 yılın zirvesine çıkması tehlikenin boyutlarını gözler önüne seriyor.”

Olimpiyat sıkıntısı

Krizin spor dünyasındaki tek etkisi Galatasaray’ın kredi anlaşmasından ibaret değil tabii ki. Tarihin en önemli spor olayı olan Yaz Olimpiyatları dahi tehlikede. Ekonomistlerin bu konudaki görüşü ise şöyle:

Sponsorlar kaçıyor!

“2012 Olimpiyatları’na ev sahipliği yapacak olan İngiltere’nin Başkenti Londra, Amerika’da yaşanan ekonomik krizden etkilendi. Oyunlarda yer alacak sponsor firmaların sağlayacağı finansal desteğin, krizden dolayı geri çekilme tehlikesinin bulunduğu ifade edildi. Londra’da yayın yapan Evening Standart Gazetesi’nin haberinde, toplam mâliyeti 9.3 milyar Pound’u bulan organizasyonda krizden kaynaklanan sorunun, dünyanın en büyük spor olayını derinden etkileyebileceği belirtildi.”


Lucescu, Ocak´ta gelemeyeceğini bildirdi. Jet hızıyla 2. operasyonu başlatan Demirören, Mustafa Denizli´ye teklif götürdü. Teknik ekibin diğer bombası; Sergen Yalçın...


Shakthar’ı şimdi bırakamam’

Beşiktaş'ta flaş gelişme... 4-1’lik Kharkiv hezimeti sonrasında İstanbul’a dönmeyip Kiev’e geçen ve Lucescu ile biraraya gelen Başkan Yıldırım Demirören, Rumen hocadan istediği yanıtı alamadı.


Shakthar ile sezon sonu sözleşmesi bitecek olan Luce, hem Ukrayna Ligi hem de Şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden takımını bırakıp Ocak ayında Türkiye’ye dönemeyeceği vurguladı. Kurt hoca, bu teklifi gelecek sezon başı değerlendirebileceğini ifade ederken, Beşiktaş Başkanı rotayı efsane bir isme çevirdi.


Sağlam salı günü konuşacak...


Demirören; Türkiye’nin yetiştirdiği üst düzey teknik adamlardan biri olan Mustafa Denizli ile temasa geçti. Şu an hiç bir takımda görev yapmayan Denizli’ye çok cazip bir teklifte bulunuldu.


Denizli’nin yardımcılığı için de Siyah-Beyazlı tribünlerin ‘efsaneler’ arasında gösterdiği Sergen Yalçın ön plana çıkartıldı. Ancak Denizli-Yalçın ikilisinin göreve gelmesi için, öncelikle Ertuğrul Sağlam ve ekibiyle yolların ayrılması gerekiyor. Sağlam’ın salı günü öğle saatlerinde yapacağı basın toplantısı ise merakla bekleniyor.


Metalits hezimeti sonrası hedef adam haline gelen Ertuğrul Sağlam, görevine son vermek isteyen yönetime rest çekti...



2010 yılına kadar sözleşmem var. Eğer yönetim bizi gözden çıkardıysa, bana ve yardımcılarıma toplam 3 milyon Euro ödemeleri gerekir." Beşiktaş Yönetimi, UEFA’dan elenmenin faturasını kestiği Ertuğrul Sağlam’ın yerine teknik direktör ararken genç çalıştırıcı, "Sözleşmem devam ediyor. Hiçbir yere gitmiyorum" diyerek rest çekti. Siyah beyazlı takımla 2010 yılına kadar sözleşmesi olduğunu hatırlatan Sağlam, "Paramı almadan bir yere gitmem. Ancak tazminatımı alırsam ayrılırım" dedi. Kendisinden önce takımı çalıştıran Del Bosque, Rıza Çalımbay ve Tigana’nın tazminatlarını alarak görevlerinden ayrıldığına dikkat çeken Ertuğrul Sağlam, şunları söyledi: Takımı Engin çalıştırsın! "İstifa etmeyi düşünmüyorum. Yönetim görevimize son verecekse, bana ve yardımcılarıma toplam 3 milyon Euro ödemeleri gerekir. Rıza Çalımbay, tazminatını almak için yönetimi mahkemeye vermekle tehdit etti. Ben ise bu işin medeni yoldan çözülmesi taraftarıyım." Öte yandan bazı futbolcuların takımı menajer Sinan Engin’in çalıştırması halinde daha başarılı olacaklarını belirttikleri, yönetimin bu alternatif üzerinde de durduğu öğrenildi. Bu arada Mehmet Ekşi, Yiğit Sarp ve Ömer Güven’in takımı Hacettepe maçına hazırlayacağı iddia edildi.

Isaac, Yattara'yı çabuk unutturdu!  

Posted by bp



Yattara'nın Katar'a transfer olmasından sonra forma şansı bulan Isaac, ortaya koyduğu futbolla Trabzon'da yüzleri güldürdü


Trabzonspor'da, Katar'ın Al Sadd Kulübü ile prensipte anlaşma sağlayan Gineli oyuncu İbrahima Yattara'nın yerine forma şansı bulan Isaac Promise, dün akşam Konyaspor karşısında 2 gol atarak, takımının Konyaspor deplasmanından liderliği koruyarak dönmesini sağlarken, diğer maçlarda da bordo-mavililere önemli katkılar sağladı. Ligin 3. haftasındaki Beşiktaş maçının son 5 dakikasında oyuna girerek bordo-mavili takımda forma şansı bulmaya başlayan Isaac Promise, galibiyetlerle sona eren ligin 4. haftasındaki 1-0'lık Denizlispor maçında ve ligin 5. haftasındaki 3-2'lik Antalyaspor maçında birer asist yaptı. Fortis Türkiye Kupası'nda 2-0'lık Kardemir Karabükspor maçında 1. dakikada takımının ilk golünü atan Isaac, kupada da takımının gruplara kalmasına katkı sağladı. Bordo-mavililer, bu karşılaşmayı 89. dakikada bulduğu gol ile 2 farklı üstünlükle tamamlamıştı.


ISAAC: ''DAHA BAŞARILI OLMAK İSTİYORUM''


Isaac Promise, bu takımın en önemli oyuncularından biri olduğunu bildiğini belirterek, ''Dışarıdan bunun söylenmesine gerek yok. Bu katkımı daha da artırarak daha da başarılı olmak istiyorum'' dedi. Isaac Promise, Konyaspor maçından galibiyetle ayrıldıkları için mutlu olduklarını ifade ederek, şöyle devam etti: ''Son anlardaki pozisyonda Umut'u seçtim, çünkü ben takım oyununda bütün anlarımı arkadaşlarımla paylaşmak istiyorum. O pozisyonda da Umut'a pasımı çıkardım. Bir dahaki sefere belki golü denerim ama orada Umut boştu ve ona vermeyi seçtim. Ama yine de Tanrı'ya şükrediyorum ki, sahadan 3 puanla ayrıldık. Maç sonunda bu yüzden dizlerimin üzerine oturup şükrettim.'' ''Dışarıdan gelen etkiyle değil, şampiyon olacağımızı kendimize telkin etmeli ve bunun için mücadele vermeliyiz'' diyen Isaac, ''Ben her geçen gün giderek bunu başaracağımıza daha da çok inanıyorum. Sezon sonunu mutlu bir şekilde bitirmek istiyoruz'' diye konuştu.






Gökhan Ünal: "Tarihe geçmek istiyorum"




Türk futbolunun son dönemde Anadolu'dan çıkardığı tek gol kralı o. Kayserispor'daki performansıyla özel bir golcü olduğunu kanıtlayarak Milli Takım formasını giydi. Sezon başında rekor bir bonservis bedeliyle Trabzonspor'a transfer oldu. Bu tercihini, "Trabzonspor'da 24 sezon sonra şampiyonluk yaşayarak tarihe geçmek istiyorum" diye açıklıyor, iki sezon sonrası için İspanya Ligi'nde forma giymeyi amaçlıyor. Bu sezon hedefinin 20 gol barajını aşmak olduğunu söylerken, krallık yarışındaki tek rakibinin Semih Şentürk olduğunu vurguluyor.

Röportaj: Türker Tozar

Kayserispor'dan ayrılışının sebebi neydi? Geçtiğimiz sezonun ikinci yarısından itibaren sanki arada bir soğuk savaş varmış gibi göründü dışarıdan bakıldığında. Takımın hedefleri seni tatmin etmemiş miydi?
Kayserispor'la ilgili tüm bu olumsuz gelişmeler yaşanmadan önce, ben daha sezon başında yöneticilerle görüşüp "Gitmeme izin verin" demiştim. Onlar da beni kesinlikle göndermeyeceklerini, beni takımda görmek istediklerini belirttiler. Halbuki o dönem bana bilhassa yurtdışından çok ciddi teklifler geliyordu. Lens kulübü bonservisim için 6 milyon euro teklif etti ama Kayserispor bunu reddetti. Daha sonra, devre arası geldiğinde yönetim bana sözleşme uzatma önerisinde bulundu. Zaten bir yıl daha mukavelem bulunuyordu. Ben de hakkımı kullanarak bu teklifi kabul etmedim. Çünkü hedeflerim vardı ve bunları Kayserispor'da gerçekleştiremeyeceğimi anlamıştım. Ne kadar da uğraşsak da ligi 5. sıranın üzerinde bitiremedik. Yapılan kaliteli transferlere rağmen istenilen hava bir türlü yakalanamadı. Tüm bunları yönetimle açık açık konuştum ama onlar bunu anlamak istemedi ve bana türlü zorluklar çıkardı. Ben de bu yüzden sorunlar yaşamaya başladım. İkinci yarıda yedek kalmam teknik direktörden değil de yönetimin baskısından kaynaklandı. Bir nevi yıldırma politikası diyelim. Benim o dönemde yaptığım tek hata, Konyaspor maçında eldiveni fırlatmamdı. Herkes bu hareketimin hocamıza dönük olduğunu düşündü ama gerçekte sadece çok sinirlenmem sebebiyle yaptığım bir hareketti ve Tolunay Kafkas'la ilgisi yoktu. Evet, ben Kayserispor'dan ayrılmak istiyordum ama bu şekilde olsun istemezdim. Böyle olduğu için üzgünüm.
İstanbul takımları seni ısrarla istemişti. Özellikle de Galatasaray. Ama sen Trabzonspor'u seçtin.
Beni gerçekten isteyen bir takım aldı. Eğer bir takım, bir futbolcuyla ciddi anlamda ilgiliyse, gerekli bonservis bedeli neyse onu öder ve oyuncuyu alır. Trabzonspor bunu yaptı. Galatasaray'la da görüşmem oldu. Beni kadrolarında görmek istediklerini belirttiler. Ben de "Alırsanız seve seve gelirim" dedim ama iş orada kaldı. Trabzonspor'a transferim üç gün gibi kısa bir sürede gerçekleşti. Bayındırlık ve İskân Bakanı Faruk Özak beni aradı, Trabzonspor Başkanı Sadri Şener'le görüştüm. Teknik Direktör Ersun Yanal da beni takımda görmek istediğini belirtti.
Trabzon'da nasıl karşılandın?
Taraftarın ilgisi ve sevgisi çok üst düzeydeydi. Benden çok şey beklediklerinin farkındayım. Onların gösterdikleri sevgiye lâyık olmaya çalışacağım.
Bonservis bedelim stres yapmıyor
6.5 milyon euroluk bonservis bedeli Türkiye için çok alışılmış bir rakam değil. Geçmişte yüksek bonservis bedeliyle transfer edilmiş oyuncuların bazen aşırı sorumluluk duygusu altında ezildiklerini ve verimli olamadıkları gördük. Sen bu konuda kendini nasıl hissediyorsun?
6.5 milyon euro bana çok abartılı bir rakam gibi geliyor. Açıkçası Trabzonspor'un ne kadar ödediğini ben de tam olarak bilmiyorum ama bence bu kadar yüksek değil. Baskı meselesine gelirsek, açıkçası Trabzon'da ve Trabzonspor'da çok güzel bir ortam buldum. Hiç yabancılık çekmedim. Yüksek bonservis bedeliyle gelen bir oyuncunun sıkıntılarına baktığımızda, Güiza örneğine eğilelim. O yabancı bir futbolu ve Türkiye'ye alışması için belli bir zaman gerekecektir. Oysa benim böyle bir ihtiyacım yok. Bonservisimin yüksek olması da beni strese sokan bir konu değil.

Kayserispor kulüp olarak doğru yatırımlar ve atılımlar yapıyor muydu? Taraftarların kulübe olan desteği nasıldı? Bu konuda Trabzon'da bir fark hissettin mi?
Bence Kayserispor'un hataları oldu. Kayserispor'da çok güzel bir grubumuz vardı. Bu grup öyle sanıldığı gibi bölünmelere yol açacak bir oluşum değil, tek bir gruptu. Bu ekip yavaş yavaş dağıtıldı. Önce Bülent Bölükbaşı, daha sonra ben, kaleci Ivankov ve Johnson. Bunun sonucu olarak da takım gerilemeye başladı. Aslında o dönemde çok da iyi gidiyorduk, şampiyonluktan söz ediliyordu. O kadro elde tutulup yanlarına kaliteli takviyeler yapılsa belki şampiyonluk yakalanabilirdi. İnşallah ilerde bunun yüzünden sıkıntı çekmezler. Zaten kadro dağıtıldıktan sonra oynanan futbol da bence o grubun oynadığı futbolun kalitesinde değil. Taraftarların takıma olan ilgisine baktığınızda yine bizim dönemimizde çok yüksek olduğunu ve stadyumun dolduğunu görüyoruz. Şimdi ise taraftarın ilgisinde bir düşüş gözlemliyorum. En son Galatasaray'la oynadıkları maçı izledim. Taraftarlarda önceki dönemlere göre ciddi bir azalma vardı. Bunun sebebini tam olarak bilmiyorum ama umarım düşüş devam etmez. Trabzonspor'da ise bu sezon taraftarların takımdan beklentisi çok yüksek. Ama onlardan ricam bu beklenti takımı strese sokacak düzeye gelmesin. Çünkü yeni ve genç bir takımız. Yensek de yenilsek de bizi desteklerlerse ben inanıyorum ki bu takım çok güzel şeyler başaracak.



Şampiyon olursak unutulmayız

24 sezondur şampiyon olamayan bir takıma gelmiş olmak, bir yandan ağır bir baskı altında da oynamayı kabullenmek anlamına gelmiyor mu?
Beni Trabzonspor'a çeken şey de bu özelliğiydi zaten. Galatasaray geçen sezon şampiyon olmuş. Fenerbahçe evvelki sezon bu başarıya ulaşmış. Onlar şampiyonluğa alışkın. Fakat Trabzonspor'u 24 sezon sonra şampiyon yapmak, unutulmazlar arasına girecek bir başarı olacak. "İşte bu kadro şampiyon oldu" denilecek. Bana öyle geliyor ki, bir kez şampiyonluk elde edilebilse, Trabzonspor'un hegemonyasını kurduğu dönemler geri gelecek. Hatta sadece Türkiye'de değil, uluslararası alanda da başarı yakalanacağına inanıyorum.
Umut'la ikinizin benzer özelliklere sahip olduğunuz ve birbirinizi tamamlamadığınız yazılıp çiziliyor. Sen bu konuda ne düşünüyorsun?

Ben bu iddialara katılmıyorum. Çünkü benzeyen çok özelliğimiz olsa bile birbirimizden farklı olduğumuz noktalar da var. Ben topla haşır neşir olmayı daha çok seviyorum. Bazı zamanlarda orta sahaya gelip top alıyorum. Umut daha çok uzun toplarla arkaya deplase olmayı seviyor. Top saklama özelliğim fazla olmasa da duvar olmayı seviyorum. Arkadaşlarıma gol attırmak da hoşuma gidiyor. Bu anlamda Umut'la bir uyum sorunu yaşayacağımızı düşünmüyorum.
Gençlerbirliği'nde beğenilmeyip Kayserispor'a gönderildiğin dönemde hocan Ersun Yanal'dı. O gün seni istemeyen Yanal, bugün Trabzonspor gibi hedefleri daha büyük bir kulüpte seni takımın kilit noktalarından birisi için istedi. Bu konuda neler söylersin?
Ersun Hoca'nın beni istemediği doğru değil. O daha takımın başına gelmeden ben kafamda Gençlerbirliği'ni bitirmiştim. Çünkü yönetim beni yeterince desteklemedi. Ligde forma giyerken beni Utku Yılmaz adındaki arkadaşımla birlikte 3. Lig'e kiralık gönderdiler. Oysa beni takımda tutsalar, oynatsalar, ben şimdi Türkiye'de değil Avrupa'da futbol oynuyor olacaktım. Bu durum benim 2-3 yıl zaman kaybetmeme neden oldu. Ersun Hoca geldiğinde onunla 1 ay çalışabildim. Hiç hazırlık maçı da yapmadık, sadece kondisyon ağırlıklı idmanlar yaptık. Hocamız da o dönemde haklı olarak kendi istediği oyuncuları kadroya katmıştı. Kadroda şişkinlik istemiyordu. Ben de takımdan ayrılmak konusunda hevesli olunca olaylar kendiliğinden gelişti. Özetlesek, beni istemeyen Ersun Hoca değil, yönetimdi. Sonuçta Kayserispor'a gittim ve benim için daha iyi oldu. Her şeye rağmen o sezon gitmeyip Ersun Hoca ile çalışsaydım, bana katkısı çok fazla olacaktı.
Trabzonspor bu sezon oldukça fazla sayıda oyuncu transfer etti. Bu tip takımların uyum sürecini atlatması da kolay olmaz. Bu açıdan baktığında, geldiğin günden bu yana takımın hangi aşamaya ulaştığını söyleyebilirsin?

23'e yakın transfer yapılsa da bunlardan 12-13 tanesi A takımda oynuyor. Geri kalanları pilot takımımız Trabzon Karadenizspor'a gönderildi. Geride kalan haftalarda uyum sürecini aşmış gibi gözüksek de hâlâ eksiklerimiz var.

En oturmuş takım Beşiktaş
Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş şampiyonluk yarışındaki en önemli rakipleriniz. Bugüne kadar ortaya konulan futbolu ve kadro yapılarını kıyasladığında Trabzonspor'u hangi noktada görüyorsun?
Şu anda kendimizi ikinci sırada görüyorum. Beşiktaş geçen sezondan kalan, oturmuş bir kadroya sahip. Geçen yıldan beri görev yapan Ertuğrul Sağlam takımın başında. Galatasaray ve Fenerbahçe ise yeni teknik adamlarla anlaştı ve hocaların oyuncularını tanıması belirli bir süre alacak. Bu anlamda ligin en hazır takımı Beşiktaş diyebilirim. Ardından da biz geliyoruz.
Sezonun en faydalı transferi sana göre kim?
Bunun cevabını vermek için şu an erken. Sadece Song'un gelmesine çok sevindiğimi söyleyebilirim. Çünkü defansta onun gibi bir oyuncuya ihtiyaç vardı.
Trabzon'da alışamadığın, farklı bulduğun bir şeyler var mı?
Farklı bulduğum bir şey yok. Zaten idmandı, maçtı, kamptı derken gezmeye çok vaktimiz olmuyor. Ben zaten çok fazla gezmemeye Kayseri'den alışkınım. Trabzon'da da çoğunlukla evimde vakit geçireceğim gibi gözüküyor. Ağırlıklı olarak yemek ve sinemaya gitmek için dışarı çıkarım.
Kariyer planlamanda bundan sonrası için neler var?

Trabzonspor'a gelirken kendime iki senelik bir hedef koydum. Burada çok iyi şeyler başarmak ve daha sonra da Avrupa'ya gitmek istiyorum. İspanya Ligi'ni oyun stilim için de uygun bir lig olarak görüyor ve orada oynamak istiyorum.

Tek rakibim Semih

Bu sezonun gol krallığı yarışını nasıl görüyorsun? Kewell, Baros, Güiza, Bobo, Nobre, Holosko gibi yabancı golcülerin yanında sen ve Umut Türk oyuncuları temsil ediyorsunuz. Tabii bir de geçen sezonun gol kralı Semih var.
Ben şu anda kendime ciddi rakip olarak sadece Semih'i görüyorum. Semih kendini geçen sezonlar içinde çok geliştirdi. İnşallah böyle de devam eder. Bir futbolcunun böyle gelişme göstermesi hem Türk futbolunun önünü açıyor hem de kendi aramızdaki rekabeti artırıyor. Ben formda olduğum zaman yapamayacağım şey yok. Alex'in 19 atarak kral olduğu sezon omzum kırıldı, sakatlandım ve ilk yarıyı 4 golle bitirdim. İkinci yarıda ise 12 gol kaydettim. Yeri geldi sakat sakat oynadım. Gol kralı olduğum sezon 25 gol attım. Geçen sezon en kötü dönemimdi, buna rağmen 11 tane gol attım. O problemleri zaten herkes biliyor.
Sakatlığını bahane edip oynamadığın söylendi.
Ligdeki son 6-7 maçta forma giyemeyince böyle bir iddia ortaya atıldı. Ben böyle bir şeyi niye yapayım? Sonuçta tüm bu gelişmeler yüzünden Avrupa Şampiyonası'nı kaçırdım. Hem maddi hem de manevi olarak büyük kayba uğradım. Transfer olmak için böyle yapıyor dediler ama kasığımda çok ciddi bir yırtık vardı. Bu sezon sakatlık gibi bir şanssızlık yaşanmazsa, 20 gol barajını geçeceğimi düşünüyorum.
Geçtiğimiz sezonun ikinci yarısında bazı maçlarda oynayamamak seni 2008 Avrupa Şampiyonası'ndan da uzak tuttu. Elemelerde oynayan bir oyuncu böyle önemli bir turnuvanın finallerinde yer alamayınca neler hissediyor?
Öncelikle o kadroda yer alamadığım için çok üzüldüm. Kayseri'de yaşadığım problemler yüzünden orada yer alamadığımı biliyorum. Her işte bir hayır vardır diye düşünüyorum. Hiçbir zaman geçmişe takılı kalmam, bu yüzden geleceğe umutla bakmayı tercih ediyorum.